Yer Kalmayan Sisdağı Yaylası’ndaki Kaçak Yapı Sahibi Herkes İmar Barışı’na Başvurdu

Yer Kalmayan Sisdağı Yaylası’ndaki Kaçak Yapı Sahibi Herkes İmar Barışı’na Başvurdu

Türkiye genelinde getirilen “İmar Barışı” uygulamasından davranmak isteyen firari yapı sahipleri başvurularını sürdürüyor. Doğu Karadeniz’de kullanım yapanların sayısı 183 bini aştı. Trabzon ile Giresun sınırındaki, çarpık yapılaşma nedeniyle az daha yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylası’nda da, 1070 kaçak yapının sahiplerinin tamamı, İmar Barışı uygulamasından davranmak için başvuru yaptı.

VALİLİKLER HAREKETE GEÇTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’deki Ayder Yaylası için “Ayder’i kirlettik, rezil ettik” çıkışı ile gündeme gelen Doğu Karadeniz yaylalarındaki kaçak yapılar için İçişleri Bakanı Süleyman Asilzade da “Hiç kimse kusura bakmasın, kaçak yapılar yıkılacak” açıklaması yapmıştı. Bu açıklamaların gerisinde Trabzon, Rize, Giresun ve Gümüşhane illerinin valilikleri inşa yoğunluğu gelişen ve doğal güzellikleri bozulan yaylalar için harekete geçti.

4 BİN 106 KAÇAK YAPI İÇİN YIKIM KARARI ALINDI

Birincil etapta Trabzon’da 1750, Giresun’da 1700, Rize’de 350, Gümüşhane’de ise 306 almak üzere toplam 4 bin 106 kaçak inşa için afet kararı alındı. Bölgede ilk yıkımlar Uzungöl Tabiat Parkı’nı da bünyesinde bulunduran Trabzon’un Çaykara ilçesinde gerçekleştirildi. İlçede 6 yaylada saptama edilen 573’ü tamamlanmış, 203’ü yapım aşamasında, 776 kaçak inşa için harekete geçen ekipler Çaykara ve Köprübaşı ilçeleri sınırlarında bulunan Barma Yaylası’nda birincil yıkımı gerçekleştirdi. Bölgede kaçak inşa sahiplerinin artan tepkileri üstüne yıkımlara ara verildi.

SAYI 183 BİNİ BULDU

Türkiye genelinde getirilen İmar Barışı uygulaması, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaylalarda inşa edilen ve afet kararı alınan kaçak inşa sahiplerini harekete geçirdi. Doğu Karadeniz’de kaçak inşa sahipleri “Inşa Tescil Belgesi” edinmek için illerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine tatbik yaptı. Trabzon’da 110 bin, Rize’de 38 bin, Giresun’da 20 bin, Gümüşhane’de 13 bin ve Artvin’de 1400 dolayında edinmek üzere 183 bine yakın kullanım oldu.

YER KALMAYAN YAYLADA CÜMBÜR CEMAAT BAŞVURDU

Trabzon ile Giresun sınırında yer alan ve iki ilin ortak kullandığı 2 bin 182 metre rakımlı Sisdağı Yaylası da toplam 1070 firari yapı sebebiyle bölgede eğri yapılaşma yaşanan yaylalar arasında yer alıyor. Çarpık yapılaşma nedeniyle yaklaşık olarak yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylası’nda firari yapı sahiplerinin tamamı “İmar Barışı” uygulamasından yararlanmak için uygulama yaptı. Yayla sakinleri yapı büyüklüğü ve kat sayısına kadar ödeme yaptıkları Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden Inşa Tescil Belgesi almaya başladı.

“İMAR AFFI KAFAMIZI RAHATLATTI”

İmar Barışı için e-devlet üzerinden başvuru yaptığını anlatan Mete Civil, “Başvuruma tasdik geldi, evin fotoğrafını çekip metrekaresini ölçtüm. Devlet ona tarafından bir değer oluşturacak, biz de ona tarafından hareket edeceğiz. İmar affı bizi kafa olarak rahatlattı. En azından biri bir şey dediği süre arkamızda devlet var. Sistem üzerinden 80 metrekareye 1080 lira bir fiyat çıktı” dedi.

YENİ KAÇAK YAPILARA SIKI PEŞINE DÜŞÜP TAKIP

İmar Barışı ile Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kaçak yapılara bağışlama getirileceği açıklanmış uygulamayı fırsat bilen bir takım vatandaşların yaylalarda inşaatına başladığı betonarme kaçak yapılar da sıkı takibe alındı. Ekipler, yeni firari yapılarla ilgili tutanaklar tutarken valilikler de vatandaşları uyarıyor. Uyarılarda, İmar Barışı uygulamasının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığı belirtildi, bu tarihten daha sonra imar mevzuatına tutarsız olarak yapı edilen yapılar için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören hukuki operasyon başlatılacağı duyuruldu. Açıklamada, bu tarihten sonradan yapılan veya yapımına devam edilen ruhsatsız yapılar için kuşkusuz Inşa Kayıt Belgesi’nin verilmeyeceği vurgulandı.

DR. ERÜZ: ANORMAL FIRARI YAPILAŞMA VAR

Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz ise imar hakkı olarak geçen yönetmelikle birlikte, bölgedeki yaylalardaki kaçak yapılaşmanın da bir şekilde yasaya adapte edilerek affedileceği yönünde söylemler olduğunu belirtti. Buradaki başlıca amacın ayrıca şehir halkı yerleşimlerinde yer alan imarlı alanlardaki firari yapıların yasayla birlikte düzenlenmesi ve kayda alınması keza de vergilendirilerek ülkeye kazandırılması olduğunu kaydeden Dr. Erüz, şöyle dedi:

“Meralar ve yaylalar, Çayır Kanunu denilen özel bir kanunla birlikte, kendine has bir kanunu olan ve ulusal kamuya ait olması zorunlu olan alanlardır. Bu kanuna göre bu alanlar devletin koruması altındadır ve özel tapuya, mülkiyete konu edilemez oysa görev yapılabilir. Bölgemizdeki bütün yaylalarda anormal şekilde bir kaçak yapılaşma var. Trabzon sınırları içerisindeki meralarda 85-90 bin civarında inşa var. Meraların başlıca amacı, hayvancılık ve ülkenin tarımsal üretimine destek vermektir. Bu yapılardan en fazla 30-40 bini amacına uygun şekilde inşa edilen yapılardır. İşin fena tarafı, bu yapıları yapan halk bir vakit sonra yaylanın reel sahibi olan yani meraları amacına yerinde kullanıp hayvancılık yapan hakiki yaylacıları da ‘Koku yapıyorsun, hayvanların pislik yapıyor’ diyerek rahatsız ediyor ve dışlıyorlar.”

“İMAR BARIŞI YAPARAK SOSYAL BARIŞ YAPMIYORUZ”

Yaylaların İmar Barışı ile insanlara tayin edilip kullanılmasının, milli kaynağın heba edilmesi ve doğal peyzajın kötü bir şekilde heba olmasına neden olacağını söyleyen Dr. Erüz, şunları kaydetti:

“Tatbik otlak bütünlüğünü ortadan kaldırıyor. derhal bu yapıları yasalaştırırsak plato denilen kavramı ortadan kaldıracağız. Yönetmelikle bu insanlara yargı verirsek, cüzi rakamlar karşılığında yasalaştırırsak devlet daha büyük kayıplarla karşısında karşıya kalır. Bu yapılan tatbik iyi niyetle yapılıyor ama sonucu temiz kalpli olmayacak. Çünkü bu, fırsatçılığa yeni bir kapı açıyor. İmar Barışı yaparak sosyal barıştırma yapmıyoruz. Ülke kaynaklarını barıştırmıyoruz, heba ediyoruz. Gerçek köylü olan gerçek hayvancılık yapan yaylalarda yer açamazken hiçbir hakkı olmayan, büyük şehirlerde keyif için yaylalara gelen insanlara adalet veriyoruz. Bu da adalet etmeyene ülkenin kaynaklarını devretmek anlamına geliyor. Dolayısıyla 81 milyonun hakkı 80 bin ev sahibine peşkeş çekiliyor.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: