Yazarlar birbirini takip ediyor mu

Yazarlar birbirini takip ediyor mu

yazarlar birbirini takip ediyor mu

“Edebiyatta eleştiri ve eleştirmen niçin kayda değer?” sorusundan yola çıkarak hazırladığım dosyamın dördüncü bölümünde “Türkiye’de yazarların birbirini takip edip etmediği” konusundan bahsedeceğiz. Bakalım işin içindeki isimler bu konuda neler söylemiş?

YAZARLAR BİRBİRİNİ PEŞINE DÜŞÜP TAKIP EDİYOR MU?

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Algan Sezgintüredi – April Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği icat yeterince irdeleniyor mu?

Zannetmiyorum yahut öyle bir şey yapılıyorsa bile barbar anlamda geniş okur kitlesine ulaşıyor görünmüyor bana. Fakat bunda ülkemizin ‘nerem içten?’halinin payı büyük.

– Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Edenler var bildiğim kadarıyla fakat hepsi ediyor mu, bilemem. Kişisel Olarak tanıdığım ve tanımadığım yazarları elimden geldiğince okuyorum fakat herkesi peşine düşüp takip edemem kesinlikle.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Ayhan Koç – İthaki Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği icat yeterince irdeleniyor mu?

Bayağı bir yorum olacak ama tekrarlayayım. Nurullah Ataç’lar, Cemil Meriç’ler, Fethi Naci’ler, Tahsin Yücel’ler değil bundan böyle. Yıldız Ecevit’in Hasan Ali Toptaş’ı karanlıktan çekip çıkarması gibi, okuruyla buluşmayı bekleyen yazarları bir arkeolog azmiyle arayacak, bu meşakkatli uğraşa kendini adayacak, tarih ile müşterek oturup yazar – şair üzerinden bahse girecek dek yürekli eleştirmenlerimiz değil. Orhan Koçak ve birkaç ismi tenzih ediyorum; eleştirmen gözü kara ve öngörülü olmalı; çözümlemeli düşünmeli, disiplinlerarası okumalı ve yorumlarında kendine özgü bir üslup inşa edebilmeli.

Bu açıdan bakıldığında şart iç açıcı yok. Zira günümüz eleştirmenlerinin azımsanmayacak bir kısmı, yazara – yayınevine ayıp olmasın diye vasat çalışmalara iltifat üzerine övgülerden mürekkep, ürkek, karmakarışık ve en kötüsü, kalıplaşmış tabirlerin gırla gittiği hazır tasvir bir dile hapsolmuş durumda. Kimisi ise yazınsal terminolojiyi yorumlarına böylece bir serpiyor ki bırakın okuru, yazarın kendisi bile hakkında yazılı eleştiriyi anlamakta zorluk çekiyor. Keşke eleştirmenler, her daim genç yazarlara verdikleri şu “sadelik” tavsiyesinde kendilerine de pay biçseler.

– Yazarlar birbirini peşine düşüp takip ediyor mu?

Hayır. Şu ana dek kendi kuşağımdan olup çağdaşı başka bir yazardan etkilenerek dilinde, üslubunda radikal değişikliklere dışarı giden –yayımlanmış- bir yazara rastlamadım. Eleştirmenlerin de böyle bir şeye uyarı çektiğini görmedim.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Nazlı Karabıyıkoğlu – İthaki Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği buluş yeterince irdeleniyor mu?

Icat getirebilen yapıtların azlığını düşündüğümüzde, o kitabın “önemi”ni tahsis etmenin kime düştüğünü sormak gerekiyor. Eleştirmenin “işte bu” diye sinyâl ettiği yapıtlar okur arasında talep görmeyebileceği gibi, okurun çok tuttuğu “bir solukta okunan” eserler eleştirmenler göre alaya alınıyor olabilir. Yenilikten kastımız dili yararlanma becerisiyle daha önce yapılmayanı yapmak mıdır Türkiye’de? Şüphem var. Fakat eğer buluş “akıcı” bir kitabı kişisel gelişim söylemleriyle örüp onu dualar, ritüeller, aforizmalarla süsleyip müptezel hayatların anlatısını edebiyat diye satmaksa, bu müşteri kitapların edebiyatımıza müthiş bir icat getirdiğini söyleyebiliriz.

– Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Yazın kalitesi olarak soruyorsanız evet, yazarlar birbirleri ne yazmış diye bakıyorlar. Lakin bunun da kendi çemberleri var: Bir cins etrafında toplananlar, bir iktidar sembolü etrafında toplananlar, daha meşhur olanlar, etkinlik perisi olanlar… Örneğin hikaye yazan kişiler öyküye dair ne varsa tüketirken ve eleştirirken roman türünde eser veren birini atlayabiliyor yoksa bir atölyeye gidip o atölyeden çıkmış yazarlar birbirini daha hızlı takip edebiliyor. Bana gerçek edebiyat okuru yazarları daha sıkı ve disiplinli peşine düşüp takip etmekte gibi geliyor.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Tepe Kirezci – Müptela Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği icat yeterince irdeleniyor mu?

Evet. Fazla detaylı incelemeler gördüm.

– Yazarlar birbirini peşine düşüp takip ediyor mu?

Kuşkusuz, yeni yazarlar bilhassa aynı türlerde eserler kaleme bölge yazarları peşine düşüp takip ediyorlar. Ben üslubunu beğendiğim, tarzını kendime yakın bulduğum yazarlar haricindeki yazarları da peşine düşüp takip etmeye çalışıyorum.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Fuat Sevimay – Hep Kitap


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği icat yeterince irdeleniyor mu?

Yazılan her kitabın eleştirel irdelenmesi de gerekmiyor gerçekte. Soruda bahsedildiği şekilde eser doğrusu “buluş” içeriyor, edebiyata garip bir bitik getiriyorsa kayda değer eleştirmenlerin radarına takılacaktır. Bu bakımdan yol kat etmiş yazarların eserleri daha ön planda. Şayet yolun daha başında ama kaliteli eser vermiş genç yazarların da hakiki eleştirinin odağına girmesini ummalıyız.

– Yazarlar birbirini peşine düşüp takip ediyor mu?

Genelinin birbirini peşine düşüp takip ettiğini düşünüyorum. Benim tanıdığım yazarlar aralarında, yeni meydana çıkan birçok eseri, vakitleri ve imkanları elverdiğince peşine düşüp takip eden çok sayıda genç kuşak yazar var. Ben de kendi adıma, yetişebildiğim kadarıyla çağdaşlarımı okuyup anlamaktan büyük keyif alıyorum.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Küsurat Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği icat yeterince irdeleniyor mu?

Yazılan metnin öneminin, edebiyata katkısının, niteliğinin irdelendiği mecralar değişince yöntemler de buna paralel olarak değişti. Bundan Böyle gazeteler, dergiler, edebiyat mecraları yerine sosyal medyada işletiyoruz tüm bu eleştiri mekanizmasını. Bu metnin niteliğine direkt olarak etki etmese de eleştirinin niteliğinin epeyce dönüştürdü. Linç kültürünün yarattığı koşul ve ulaşılabilirliği eseri gölgede bırakıyor. Bundan Böyle metinlerin okura ne söylediğinden fazla, metin hakkında sosyal medyada yazılanlara ulaşabiliyoruz.

– Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Milorad Paviç, “Daima yetenekli yazarlardan bahsediyoruz, artık kabiliyetli okurlardan bahsedelim” der, bütün da bu sorunun yanıtı. Günümüzün kabiliyetli yazarları bununla beraber yetenekli okurları da.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Merve Özcan – Portakal Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği yenilik yeterince irdeleniyor mu?

Aslına bakılırsa son yıllarda basılı eserlerin sayısı pek pozitif ancak değil irdelemek, hangi kitabın hangi yeniliği getirdiğini bile yeterince ayrım etmediğimizi düşünüyorum. Lüzum kurgu gerekse değindiği ince noktalar açısından sahici yenilikler getirmek için çabalayan kitaplar var ama niyeyse öne çıkan bir kitap olduğunda bunun için artı yargılayıcı bir hitabe sergileniyor. Haliyle büyük oranda kitabın bize getirdikleri de göz ardı ediliyor.

Yazarlar birbirini peşine düşüp takip ediyor mu?

Ettiklerini düşünüyorum ama bunu belirli etmiyorlar. gerçi birbiri ardınca dışarı giden benzer eserlerden bunu ayrım etmek zorlama yok.

Yazarlar birbirini takip ediyor mu?

Rana Demiriz – Timaş Yayınları


– Yazılan bir kitabın önemi, getirdiği yenilik yeterince irdeleniyor mu?

Her gün binlerce kitap çıkıyor ve her bir kitap için bunu ayrı olarak yapmak zorlama. Bilhassa fazla satan kitaplar üzerine daha geniş çözümleme yapılabilir diye düşünüyorum, bu kitaplar koskocoman kitlelere ulaşabiliyor.

– Yazarlar birbirini peşine düşüp takip ediyor mu?

Her yazan bununla birlikte iyi bir okurdur, buna inanıyorum. O yüzden kuşkusuz birer okur olarak yazarlar birbirini takip ediyorlar.

Emeği geçen yayınevi ve yazarlarımıza teşekkür ederim.

Üçüncü bölüm “Türkiye’de eleştirmenler artmalı mı” için tıklayınız.

*

Damla Karakuş

email protected

Instagram: biyografivekitap

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: