Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış

Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış

Salih Seçkin Sevinç

Salih Bey ilginç bir yolculuktan gelmiş buralara. Kendi deyimiyle, fazla öbür şeyler yapmış; ama sahiden tümü fazla derinlerde bir yerlerde birbirine sımsıkı bağlıymış. Yemek bloggerliği ile başladığı yazarlık serüvenine şimdilerde bir roman ile sürekli Sevinç, bu yoldan yürümeye kararlı görünüyor.

BU BENİM İÇİN ANLATMASI OLDUKÇA KEYİF VEREN BİR SÜREÇ


– Romanınızdan konuşmaya geçmeden önce biraz sizden bahsedelim mi? Acayip bir kariyer ilerleyişiniz olmuş. Siz bu süreci ve natürel kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Kariyerimde çoğu bambaşka meslekle haşır neşir oldum ve hepsine de kendi yaşam hikayemdeki tecrübeler gözüyle baktım. Yaptığım her şey birbirinden çok ayrıksı gibi gözükse de, aslında tümü çok derinlerde birbirine sıkıca tabi. Sonuçta işte bu benim. Herkes gibi çokluklar var içimde. Benimkisi sadece azıcık daha göz önünde.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

– harbiyiyorum.com’u kurmuştunuz. Yeme – içme üzerine keşiflerde bulundunuz. Bu işlem nasıl başlamıştı peki? Oralardan buralara nasıl geldiniz?

2009 yılında Gaziantep’e bir iş seyahati için gittim. Dijital mecralarda ‘Gaziantep’te nerede ne yenir?’ diye aratınca karşıma doyurucu sonuçlar çıkmamıştı. Gaziantep’e vardığımda bu eksikliği sahip olduğum işletme ve pazarlama disiplinleri ile birlikte harmanlayıp bir blog açarak bitirmek istedim. daha sonra yemek yemek yediğim ve beğendiğim yerlerin öne meydana çıkan lezzetlerini bir blogda arşivlemeye başladım. Umulan blog yazdığım için bu bilgilerden herkes istifade etmeye başladı. On sene geçti. Bugün her ay yüz binlerce birey harbiyiyorum.com’dan ‘Nerede ne yenir?’ tavsiyesi okuyarak seyahatlerini planlıyor.

Bu benim için anlatması oldukça keyif veren bir işlem.

– Sahiden bir gurme blogger olduğunuzu söyleyebilir miyiz?

Ben başkalarına kendimi ibraz ederken yemek yazarıyım diyorum. Yemek bloggeri diyen de var, sadece blogger diyen de; Influencer diyen de var, yeme-içme bloggerı diyen de; Instagrammer diyen de var, daha sonra gurme diyen de var… Kim nasıl derse o olsun.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

ENGEBELI, FAKAT BİR ÖYLE DA HEYECANLI BİR SÜREÇTİ


– SOSYAL AĞ üzerine yazdığınız iki kitap vardı yok mi?

Evet, iki sosyal medya kitabından sonra 2016’da Harbiyiyorum’un kitabı çıktı. Altı yıldır gezip, yiyip içip yazdığım yerlerin bir derlemesi olarak…

– Hemen de bir romanla çıktınız okurunuzun karşısına. Bu yolculuk nasıl gelişti?

2016 -2017 yılları aralarında da ilk romanımı yazdım. Çocukluğumdan beri yazı kâğıda dökmek hayatımın her daim merkezindeydi. Ancak benim bunu bütün anlamıyla ayrım etmem yıllarımı aldı. Hayatınızda en çok gerçekleştirmek istediğiniz şey ara sıra gözünüzün önünde, ama gizli olabilir. Bende de tıpkı böyle oldu. Bunu net bir şekilde fark ettiğimde tüm enerjimi ve odağımı romanımı yazmaya yönelttim. Zorlu, ama bir böylece da heyecanlı bir süreçti.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

MEĞER ANLATMAK İSTEDİKLERİM ÇOK DAHA FAZLAYMIŞ


– Birçok şeyi bir arada yapabilen ve sağlam adımlarla ilerleyen bir insansınız görünürde. Romanınız Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Alışılmadık Seyahatleri’ni genel anlamda bir anlatın desek? Apaçık bir gezi var; ama bu yolculuk yalnızca A noktasından B noktasına yapılan bir gezi değil. bununla beraber, hatta zamanın içinde, ayrıca romandaki kişilerin kendi karakterlerinde ve benim de roman yazarı olarak kendi içselliğime yaptığım bir seyahat…

– Romanın fikri nasıl doğdu?

Fiilen Güliver’in Seyahatleri birincil esin kaynağım oldu. Oğlum üçüncü sınıfta Güliver’in Seyahatleri’ni okuyordu ve bana “Baba sen de çocuk kitabı yazsana, öğretmenim sınıfta okuyor. Sen de yazarsan çok havalı olur” demişti. Bu cepte dursun.

Sonra ben 2016’da eşimle Ukrayna Lviv’e gittim. Fantastik ucuzdu. İki yüz dolarla dört gün çılgın gibi para harcadık; fakat o iki yüz doları bitiremedik. Bundan bütün bir hafta daha sonra New York’a kardeşimin yanında uçarken cebimde iki bin dolar vardı; lakin uçakta “Acaba bu para bana ne dek süre yetecek?” diye düşünürken buldum kendimi. bir anda kafamda Güliver’in Seyahatleri ile ilgili bir metafor oluştu. Karakterin ismi uçakta aklıma geldi. İsmi: Abdül, soy ismi Üver olacaktı. Yani Güliver gibi Abdülüver…

– Ilk aklınıza gelen neydi bu şahsiyet ile ilgili?

Bu kişilik Guliver gibi gezi edecekti. Lakin Abdül devler ve cüceler ülkesine değil, ufak paralar ülkesine gidecek ve orada devleşecek; sonra da büyük paralar ülkesine gidip ekonomik olarak cüceleşecekti. Metafor ve kafamdaki romana girişin başlıca kurgusu buydu.

Lakin ben konuya Kurtuluş Savaşı’ndan başladım… Meğer açiklamak istediklerim çok daha fazlaymış.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

ABDÜL GERÇEĞE YAKIN BİR KIŞILIK; BİR PEK DA UZAKTA VE ALAYCI


– Romanınızdaki karakterler hayatınızdan kimselerin karşılığı yok mi?

Bir karakter hayatımdaki çoğu karakterden izler taşıyabiliyor. Lakin onları mümkün olduğunCa tanıdığım birileri ile özdeşleştirmek istedim. Bir tek Takeshi, romanı yazarken bana da fazla sürpriz oldu. Fakat sonradan Takeshi ile özdeşleşecek gerçek biri ile tanıştım. Yani roman karakterleri önce olmasa bile daha sonra mutlaka gerçek hayatta şekil buldu. (veya bütün tersi, ha ha!)

– Abdül Üver içimizden herhangi biri mi peki? Yoksa hakiki bir kişilik mi?

Benim için fazlasıyla gerçek ve muhakkak içimizden biri. (Gibi yani.) Şayet romanın başında annem ve babam için daha da gerçek ve o kadar aşina oldukları bir kişilik. Ama romanın ilerleyen bölümlerinde annem ve babamın bile tanıyamayacağı farklı bir karaktere dönüşüyor.

Dediğim gibi bu görece, bir gecede herkesin başına gelebilecek bir değişimin hikayesi. Yani Abdül gerçeğe yakın bir şahsiyet. Bu bağlamda da herkese yakın ve cana yakın. Ama bir öyle da düş. Bu bağlamda da herkese bir o kadar uzakta ve alaycı.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

CÜCELER ÜLKESİNDEKİ DEV KADAR UMULMADIK


– Savaş ekonomisinden insanın kendisini açıklama etmesine dek çoğu ders niteliğinde hikaye var romanınızda. Abdül Üver’in misyonu ölümlü dünyada nasıl yaşamamız gerektiğini aktarmak mı?

Abdül, gerçekten hepimize “Bir ömür boyu inşa ettiğiniz bütün değerler silsilesi bir gecede değişken. Aman uyarı edin! Emin olduğunuz yerlerden sınanıyor olabilirsiniz” diyor.

Roman içindeki hikayeler Abdül’ün değişimine de istikamet veren daha aşağı okumalara sahip. Bu yüzden okuyucuyu kalabalık bir kişilik topluluğu içinde tıpatıp ramen gibi fazla tabakalı fakat pek nefis bir serüveni Abdül ile birlikte yaşamaya başlıyor. Bu serüvenin sonunda fiilen Abdül gibi okuyucunun da kendisiyle yüzleşmesi en büyük hedef. (Ölüm döşeğini beklemesinler yani.)

– “Cüceler ülkesindeki dev değin umulmadik” biçiminde tanımlıyorsunuz Abdül’ü; niçin?

Abdül romanda çeşitli projeksiyonlarda büyüyor, küçülüyor; şişiyor, daralıyor. Kendi hakikati hakkında daha artı keşfi oldukça romanın ilerleyen sayfalarında öbür bir Abdül görmeye başlıyoruz. Tüm zamanlar için geçerli mutlak sağduyuya, yani esas referans noktasına ulaştığında doğrusu ışık hızına da ulaşıyor diyebiliriz. Bu noktada durayım. Romanı okuyanlara ayıp olmasın…

– “Hayatında sonsuz seyahatine korkusuzca yürüyebilecek kadar devleşip cüceleştin mi?” diye soruyorsunuz okura. Bu soruya sizin cevabınız nedir?

Valla eğer devleşip cüceleşemezsek tıpatıp Abdül gibi bir gecede madara olabiliriz. Ne kadar fazla ezilip, bükülüyorsak, ne değin çok küçülüp genişliyorsak öyle mutlak sağduyuya, yani kendi hakikatimize içten evrilmeye başlıyoruz.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

BU, ÇOK DAHA BÜYÜK VE ENGEBELI BİR SEYAHATİN ISINMA ROMANI


Romanınız bir bütünde seyreden kısa hikayelerden oluşuyor. “Açılış ya da Son” başlığıyla bitiriyorsunuz. Bu romanın devamı gelecek diyebilir miyiz?

Evet. Niyetim bu yönde. Zaten romanın son cümlelerini yazarken kendime “Bunun ikincisi gelecek!” diye müjdelemiştim. Lakin ne süre gelecek bilmiyorum. Umarım çok uzun sürmez. Vefat Yolcusu Abdüver’in Alışılmadık Seyahatleri fazla daha büyük ve zorlu bir seyahatin ısınma romanı doğrusu. acilen bir tek bunu söyleyebilirim…

Damla Karakuş: Fazla teşekkür ederim.

Salih Seçkin Sevinç: Ben teşekkürler.

Salih Seçkin Sevinç Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri romanı röportajı

Salih Seçkin Mutluluk

Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Alışılmadık Seyahatleri

Martı Yay.

S.: 368

Kitabı satın edinmek için tıklayınız: idefix

*

Damla Karakuş

email protected

Instagram: biyografivekitap

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: