Milli Eğitim Bakanlığı: Öğrenci Andıyla İlgili Karar Kesinleşmedi, Temyiz Yolu Açık

Milli Eğitim Bakanlığı: Öğrenci Andıyla İlgili Karar Kesinleşmedi, Temyiz Yolu Açık

Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay’ın öğrenci andıyla ilgili tanımlama yaptı.

İŞTE YAPILAN AÇIKLAMA:

“İlköğretim kurumlarından ‘Öğrenci Andı’ okutulmasına ilişkin mevzuat maddesi 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim kurumları yönetmeliğinde değiştirme yapılmasına dair yönetmeliğin birinci maddesinde yürülükten kaldırılmıştır. Danıştay 8’inci Dairesi 24.04.2018 tarihinde sözkonusu mevzuat hükmünün iptaline, birincil derece mahkemesi olarak temyiz yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Laf konusu karar henüz kesinleşmemiştir, hukuki süreç devam etmektedir.”

HAK BAKANI ABDULHAMİT GÜL: YAKLAŞIK OLARAK İDARENİN YERİNE GEÇMİŞTİR’

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Danıştay’ın “Öğrenci Andı”yla ilgili kararına ilişkin Twıtter hesabından yaptığı açıklamada, “Hak kararları ihtilaf çıkarmaz, ihtilafları giderir. Bunun yolu Anayasaya sadakatten, her organın kendi meşru sınırları içinde kalmasından geçer. Anayasamıza göre Danıştay, yerindelik denetimi yapamaz, idarenin yerine geçerek karar veremez. Bir yürütme tasarrufunun bilimsel temelini denetlemek da yargının anayasal konumunu, kabiliyetini aşar. Yaklaşik Olarak idarenin yerine geçerek işlem tesis eden Danıştay 8. Dairesi’nin öğrenci andına ilişkin kararı, maalesef bu ölçüleri karşılamaktan uzaktan kalmıştır” dedi.

DANIŞTAY’IN ANDIMIZ KARARI

Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay’a dava açtı.Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı mevzuat maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişim Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı.Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi gereği idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda hukuka yerinde olan uygulamayı sağlamak namına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerektiği belirtilmiş kararda, idarenin haklı bir neden olmadan yerleşik, kararlılık kazanmış uygulamalarından ayrılmasının sahip olduğu serbestiyi uyumlu yöneticilik ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması anlamına geleceği bildirildi.

1933’TEN BU YANLAMASINA UYGULANIYOR

Hukuk güvenliğinin; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, idarenin de düzenleyici işlemlerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı ifade edilen kararda, öğrenci andının 1933’ten bu yandan uygulandığı kaydedildi.Metinde bulunan kavram ve ilkelerin Anayasa’da anlamını bulan kavram ve ilkeler olduğu, milli eğitim sisteminin kanun ve yönetmelikle belirlenen, düzenlenen esas amaçlarını ortaya koyduğu belirtilen kararda, “Yönetimle Ilgili kararlılık oluşturacak biçimde fazla uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda genç nesillerin anayasal yurttaşlık temelinde aidiyetini güçlendiren ve öğrencilerde bedel oluşumuna katkı maddesi sunanve her sabah ders başlamadan önce okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması, ancak bu değişikliği hukuka yerinde kılacak bir bilimsel gerekçeye dayanması halinde olanaklıdır. Huysuz tutum, idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka yerinde kullanmadığı anlamına gelecektir.” denildi.Kararda, dava konusu düzenlemeyle öğrenci andının kaldırılmasını zorunlu kılacak idarece yaptırılmış eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından değerlendirmeler içeren dava dosyasına sunulmuş araştırma, tahlil ve saptama bulunmadığı da bildirildi.

TATMIN EDICI GEREKÇE SUNULAMADI

Laf konusu öğrenci andının uygulanmaya başlamasından itibaren dayanağını teşkil eden anayasal ve yasal kurallarda bir değişim olmadığı gibi bu kuralları şekillendiren ve metinde de bulunan toplumsal değerinde yargılarının ve ilkelerin değişmesinin de muhtemel olmadığı aktarılan kararda, şu tespitlere yer verildi:”Dava konusu kararı yasal bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini ulus yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak yeterli bilimsel gerekçenin bulunmadığı, Türk Devletini ve milletini ebediyete kadar yaşatacak, modern uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve şahısların rahat, refah ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin esas amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibarıyla sağlamaya tezgâhtar olabilecek nitelikteki öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayandırılmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.Kaldı fakat sanık idarenin savunma dilekçesinde dile getirdiği andın uygunsuz hava koşulları ve fiziki koşullarda dahi söylenmesine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususlar, öğrenci andının özüne ilişkin olmayıp icra ediliş şekline ilişkin olup, iddialar andın kaldırılmasını gerekli kılacak nitelikte görülmemiştir.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: