Haberler > SAĞLIK Kan şekerinizi dengeleyin

Haberler > SAĞLIK Kan şekerinizi dengeleyin

Kilo ve kilo verme birçoğumuzun gündemindeki konusu. Fakat kilo verme ve şeker dengesi konusunda birçoğumuzun dürüst bildiği yanlışlar var.

Ilk Kez, beden yağlarından bahsederken negatif bir algı oluşuyor. Fakat hakiki şudur ama her yağ fena değildir ve bazı yağlar hayati fonksiyonlarımız için büyük bir siklet taşır. Bu yağlar vücudumuzun enerji deposudur, vücut ısımızı regüle ederler, hormon ve D vitamini üretiminde hayati yük taşırlar ve hücrelerimizin dokularını oluştururlar.

Yağlar, yüksek yanım gücü ve enerjiye sahip olsalar da ağır yanarlar ve erişimleri zordur. Bu sebeple vücut enerji olarak karbonhidratları, yani şekeri tercih eder ve cisim ancak şeker bittiğinde yağ depolarına döner. Şeker, her canlının bakteriler dahil elde etmek üzere, tercih ettiği ve kullandığı enerjidir. Üzüm Şekeri adlı şeker vücudun belli başlı enerji kaynağıdır ve sofra şekerinden, tahıllara, patatesten, meyvelere kadar her karbonhidratın içinde mevcuttur. Şekerin olmadığı ortamda yağlar, lipoliz ile yağ asitlerine bölünür ve enerji olarak kullanılırlar. Vücutta şeker yerine yağların enerji olarak kullanımına ketosis adı verilir ve depo edilen yağların kullanılması da kilo verdiğimiz anlamına kazanç.

Vücudumuzda iki değişiklik yağ vardır: subkutan ve visseral. Subkutan yağ, cilt aşağı bulunur ve glikojen deposu boşaldığında vücudun ilk kullandığı şey yağdır. Subkutan yağlar uyumlu gıda ve egzersizle basit kaybedebilir ve sağlığı korkutma etmezler. Visseral yağlanma ise organ çevresi yağlanmasıdır ve sağlığı tehdit eder. Basit kolay eritemediğimiz yağlardır. İnsülin direncine sebep olur ve leptin yani toktuk regüle eden hormonu bozar.

“Yağlı zayıf” (Skinny Fat) olarak adlandırdığımız insanların visseral yağları subkutan yağlarına tarafından daha pozitif olup, ince gözükseler de obezite hastalarıyla benzer derecede sağlık durumu sorunları tehdidiyle karşısında karşıyadır. Bu tarz halk müziği baştan savma ve sağlığa zararlı beslenirler ve uyuşuk bir hayat tarzını benimserler. Bu sebeple insanların dış görünüşlerinden sağlıklı veya sağlığa zararlı, yağlı veya yağsız oldukları konusunda açıklama gerçekleştirmek fazla yanlıştır.

Vücut yağlanmasında, kilo kontrolünde ve sağlığımız için kan şekerimizi (glikozu) dengede tutmak fazla önemlidir. Kan şekerimizi regule eden hormona insülin adı verilir. Pankreasta üretilen insülin bir bekçi görevini görerek kandaki şekerin hücreye giriş çıkışını denetler. Yeterince kan şekeri olduğunda, fazlası kaslarda ve karaciğerde glikojen olarak depo edilir. Yemekler sindirildiklerinde üzüm şekeri kanda yükselir ve bu da insülin salgılatır. Yemek arasında düşen kan şekeri glukagon hormonunu devreye sokar ve ambar edilen glikojen tekrardan glikoza çevrilerek vücuda jurnal fonksiyonlarını, bir sonraki yemeğe değin, yerine getirebilmesi için enerji sağlar. Pankreasın insülini yeterine üretememesine tip 1 diyabet denir. İnsülin üreten beta hücreleri bağışıklık sistemi göre yok edilir ve kan şekeri hücrelere giriş yapamayıp kandaki şeker yüksek kalır. Müşteri 2 diyabette ise fazla insülin salgılanmasının insülin direncine sebebiyet vermesiyle şekerin hücreye girişi sağlanamaz ve tıpkı tip 1’deki gibi kandaki şeker yüksek kalır.

Peki, kan şekerimizi etkileyen faktörler nelerdir?

1. Gıda sekli: Kolay karbonhidratlar seri kana karışır ve kan şekerini yükseltir. Çok artı şeker tüketimi vücudu, bilhassa pankreası yorar ve herif 2 diyabete sebep olur. Karmaşık dediğimiz karbonhidratlar ise içlerindeki lif oranı nedeniyle yavaş kana karıştıkları için vücudu daha az yorar ve uzun sureli stabil enerji sağlarlar.

2. Alıştırma gerçekleştirmek: Daha fazla hareket glikojen deposunun daha çabuk tüketimine sebep olur. Kandaki şekeri düşürür ve depo edilen şeker oranını azaltır.

3. Microbiome: Bağırsağımızdaki bakterilerin cinsi sindirim hızımızı ve üzüm şekeri toleransımızı belirler. Örnek olarak; bir karbonhidrat olan muz her birey tarafından ayrı şekilde sindirilir ve kiminin kan şekerini daha çok oynatırken öteki bir bireyin kan şekerini daha fazla dengede tutar. Beslenme şeklimiz bakterilerimizin cinsini belirlediği için uyumlu ve dengeli beslemek, sindirim ve kan şekeri dengesini olumlu yönde etkiler. Ek olarak bakterilerimiz de bizim gibi şeker tüketir ve aşırı seker tüketimi bakterilerin kontrolsüz çoğalmasına sebep olarak zararlı bakterilerin oluşumuna ve sindirim problemlerine yol açar.

4. Gerginlik: Gerginlik adrenalin ve kortizol hormonunu salgılatır ve bu iki hormon da karaciğere şeker üretmesini uyarır, kan şekeri yükselir. Bu şart gerçekten hayatta kalma mekanizmasıdır. Karoser risk hemen karaciğerde şeker üreterek savaş veya kaç (fight or flight) mekanizmasını harekete geçirir, vücuda çabuk enerji üretir. Ama cisim, günümüzdeki gerginlik ile yaşamsal risk içeren stresi ayrıt edemez ve kronik stres ile vücutta kan şekeri durmadan yüksek kalarak, bel çevresi yağlanmasına sebep olur. Ilave olarak fazla düşük kalorili diyetleri de cisim bir korkutma olarak algılar ve kortizol salgılar. Bu da bel çevresinde yağlanmaya sebep olur. Yani kaloriyi artı kısarak kilo vermeye çalıştıkça sahiden visseral yağ dokumuz artar ve sağlığımızı korkutma eder.

İşte, kan şekerimizi dengelemenin 6 yolu:

1. Kompleks karbonhidratlar olan tam tahıllar ve baklagiller (yulaf, çavdar, mercimek, nohut, bezelye, patates gibi) tüketin. Kana daha yavaş karışarak kan şekerini dengede tutarlar, uzun vakit stabil enerji sağlarlar.

2. Tatlandırıcılardan uzak durun! Tatlandırıcılar şeker içermezler lakin bağırsak mukozasını bozarlar ve üzüm şekeri intoleransı yaratarak normal şekerden çok daha pozitif kan şekerini yükseltirler. Kan şekeri dengesizliği istek tokluk sinyallerini bozar, daha fazla yemeğe tetikler, vücutta yağlanma ve enflamasyona sebep olarak müşteri 2 şeker hastalığı ve obeziteye neden olurlar.

3. Artı şeker tüketmeyin. Şeker beyindeki duygu ve ödül merkezlerini uyararak tiryakilik yapar ve kesintisiz yemeğe iter, kilo ve kan şekeri dengesini olumsuz yönde etkiler.

4. Bol lifli gıdalar tüketerek şekerin emilimini yavaşlatın.

5. Karbonhidratlarla birlikte protein tüketin ve yemeklere protein ile başlayın. Protein hem insülini dengede miktar ayrıca de tokluk hissiyatı vererek fazla yemelere engel olur.

6. Krom tüketin! Krom insülini regule eder; brokoli, karabiber, bütün tahıllar da bulunur.

7. en düşük önemsediğimiz uyku sağlımız için sanılandan çok daha manâlı. Ahenkli ve yeterince uyuyun. Uyku, özlem tokluk hormonlarını regule eder. Eksik uyuyanlarda kortizol hormonu yüksek kalır.

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ kan şekeri kan şekerinizi dengelemenin yolları

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: