Haberler > GÜNDEM > Son dakika… İbrahim Kalın’dan, ABD’nin PKK hamlesine ilişkin açıklama Son dakika… Kalın’dan, ABD’nin PKK hamlesine ilişkin açıklama

Haberler > GÜNDEM > Son dakika… İbrahim Kalın’dan, ABD’nin PKK hamlesine ilişkin açıklama Son dakika… Kalın’dan, ABD’nin PKK hamlesine ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fatih Altaylı’nın Habertürk ekranlarında sunduğu Teke Tek’e misafir oldu. Fatih Altaylı sordu, İbrahim Kalın yanıtladı…

“GEÇ ALINMIŞ BİR KARAR”

Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın, ABD’nin PKK’lı 3 teröristin başına ödül koymasına ilişkin açıklama yaptı.

Kalın, “Bir politika tercihi yapıldı bunu devam ettirmek için zorlanıyorlar. ‘YPG’yi, PYD’yi PKK’dan ayırıyoruz’ diyerek kandıramazlar. Geç kalınmış bir karar. YPG ve PYD’yi perdelemek içinse yakında ortaya çıkar. Münbiç yol haritası tüm yönleriyle planlandığı şekilde uygulanacak. PYD-YPG unsurları Fırat’ın doğusuna geçecek. Orta devriyeler başladı. Beklentimiz; ABD’nin PKK’nın Suriye kolu olan PYD-YPG ile angajmanını iyice bitirmesi. Pozisyonumuz benzer. Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından da son derece önemli.

“‘FIRAT’IN DOĞUSU’ POLİTİKAMIZI DEĞİŞTİRMEZ”

Bizim beklentimiz ABD’nin PYD ve YPG ile angajmanını bitirmesi. Türkiye’nin Fırat’ın doğusu politikasını değiştirmez. İhtiyatla karşılıyoruz. Faydadan hali değildir, geç kalmış bir şeydir.” dedi.

Amerikan hükümetinin Obama’dan beri DEAŞ’a aleyhinde izlediği bir politika olduğunu, PYD ve YPG’yi desteklediğini dile getiren Kalın, bu politikanın meşrulaştırılması için ABD’nin önde gelen yayın kuruluşlarının PKK terörizmini estetize eden yayınlar yaptığını açıklama etti.

Ayrıca ABD’nin bu politika doğrultusunda YPG ve PYD’yi PKK’dan bambaşka tuttuğunu aktaran Kalın, şöyle konuştu:

“Bununla kimseyi kandırmaları mümkün yok. YPG ve PYD’nin, PKK’nın Suriye kolu olduğunu kendileri raporlarında açıklama ediyorlar, bunu da herkes biliyor. Cumhurbaşkanımız 3 yıldır keza Obama’ya keza Trump’a her seferinde bunların birbirinden ayrıştırılamayacağını, bunların organik bağının böylece zannedildiği gibi araçsal bir ilişki olmadığını her zaman anlattı. Ortaya koyduk, raporlarıyla anlattık, kimin kimden açıklamalar aldığını. Bunu bilmiyor değiller, veri eksikliği laf konusu değil, bir perspektif sorunu var, bir politika tercihi var. Bunu devam ettirmek için zorlanıyorlar. Geçen yıl DEAŞ Suriye’de yenildi, bertaraf edildi, galibiyet bildiri ettirler. Lakin acilen diyorlar oysa ‘DEAŞ geri geliyor, dolayısıyla bizim YPG ile anlaşmamızı devam ettirmemiz gerekiyor.’

ABD 1997’de PKK’yı terör örgütü olarak duyuru etti. O tarihten beri PKK ile mücadelede Türkiye’nin yanına olduklarını söylüyorlar. Dönem dönem bunun maddi eyleme dönüştüğü oldu. Genel manada Türkiye’ye terörle mücadelede memnun etme edeci bir desteği görebilmiş değiliz. Bunu açık bir şekilde ortaya koymamız gerekli. Tersi olsaydı, DEAŞ ve El Kaide gibi bir terör örgütü direkt ABD’nin sınırında olsaydı, buna birileri sürekli tabanca verse, onlar da ABD’ye kesintisiz hücum yapsalar, biz de ‘Bunlar aslında o gruptan ayrı falan’ desek, ABD’nin tavrı ne olurdu? Cumhurbaşkanımız da bu konuyu gündeme getirdiğinde, ‘Erdoğan niye bu dek sert tepki veriyor?’ Sizin için strateji gibi görülen bir mesele, bizim milli güvenliğimizi aracısız tehdit eden bir mesele.”

“TÜRKİYE’NİN SURİYE KÜRTLERİ İLE İLGİLİ BİR SORUNU YOK”

Kalın, ABD’nin PKK elebaşları hakkındaki ödül açıklamasına ilişkin soru üstüne ise kararın fazla geç kalınmış bir eylem olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Bunu yapsınlar olumlu karşılarız prensipte fakat büyük fotoğrafın içinde tam neye tekabül edecek? Yani bu eğer YPG, PYD angajmanını perdelemek ya da dikkatlerden kaçırmak için yapılan bir şeyse zaten üç gün daha sonra belli başlı hakiki ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla biz burada her zaman söyledik, Cumhurbaşkanımız ta o süre bunu Obama’ya önerge etmişti, Trump’a öneri etti. ‘Bakın ‘DEAŞ ile mücadeleyi biz özgürlük Suriye ordusu, Suriyeli diğer gruplar, PKK’lı olmayan Kürtler ve biz Türkiye olarak yapabiliriz.’ Bu yapılabilirdi. Bazen de şöyle ibraz ediliyor, ‘Bakın Türkiye, Kürtlere aleyhinde Suriye’de.’ Türkiye Kürtlere karşısında yok, çok sinsice bir kelime oyunu yapıyorlar. Türkiye orada terör örgütüne karşısında ve o terör örgütü PYD, YPG Suriye Kürtlerini de terörize ediyor. Bakın bir tane rakip Kürt grup kalmadı. Türkiye’ye sığındı, Avrupa’ya kaçan oldu ya da şimdi sinmiş durumda. Hiçbirisi ABD’nin, Avrupa’nın onlara sağladığı siyasi, hesaplı, askeri teknolojik desteği alamıyor. Şunu net ortaya ayarlamak gerekli, Türkiye’nin Suriye Kürtleri ile bir sorunu yok terör örgütü ile sorunu var.”

“KORKUTMA OLUŞURSA ZORUNLU ADIMLAR ATILIR”

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, geçen hafta bölgede yoğun temaslar olduğunu hatırlatarak, şunları anlattı:

“Suruç’un karşısı Kobani’den top atışı yapıldı bizim silahlı kuvvetlerimiz tarafından. Çünkü karakolumuza taciz atışları yapıldı, bir zırhlı aracımıza saldırı yapıldı. Süleyman Şah’ın etrafında birtakım hareketlilik oldu. Angajman kuralları çerçevesinde kesintisiz direktifler vardır sınır güvenlik birimlerimize verilen. ‘Bunları gördüğünüz süre vurun’ diye. O talimatları yerine getiriyor silahlı kuvvetlerimiz de. Şimdi bu yapılınca, geçen hafta panik halinde Amerikalılar, Avrupalılar, Fransızlar bizleri aramaya başlardılar. ‘Biz Güney’de DEAŞ ile mücadele ediyoruz, sizinkiler şeyi vuruyor, o mücadeleyi olumsuz etkiliyor.’ Mevkidaşlarıma dedim ama, ‘Bu neredeyse bizim zekamıza hakaret gibi bir şey. Suruç ve Kobani tarafı burada, arada 200 küsur kilometre mesafe var. Olup biten oradaki grupların beceriksizliğidir. Askeri olarak bir başarısızlık var ortada. Hava şartları da negatif gitmiş olabilir. Lakin tutup siz, bunu oraya bağlayamazsınız. Bunlar farklı şeyler.’ deyip, haritaları da önlerine koyunca kestiler. Biz dedik fakat, ‘Sınırımızda bir korkutma söz konusu olduğunda zorunlu adımlar atılır. Bunun için de Türkiye kimseden müsade almaz.”

İRAN’A YÖNELIK YAPTIRIM

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, “İran’a yönelik yaptırımlar”a ilişkin soru üzerine ise bu konuda 6 ay süreyle 8 ülkeye bir istisna yapıldığını, bunun kapsamının ve daha alçak birimleriyle ilgili görüşmelerin hala devam ettiğini söyledi.

Türkiye’yle İran’ın ticaretinin bugün itibarıyla etkilenmediğini ama 6 aylık zaman içerisinde ne tür öneriler getirileceğini göreceklerini bildiren Kalın, “Burada bizim birinci önceliğimiz kendi milli çıkarlarımızdır, referans aldığımız yer budur. Amerika Birleşik Devletleri şu veya bu gerekçelerle bir ülkeye yaptırım uyguluyor diye biz kendi milli menfaatlerimizden vazgeçecek değiliz.” dedi.

İbrahim Kalın, daha önceki yaptırımlarda da aynı bir tablo olduğunu, sonra Obama yönetiminin oturup anlaştığını ve nükleer anlaşmayı yaptığını açıklama ederek, şöyle konuştu:

“Alınan bu son yaptırım kararlarının da siyasi olduğu çok açık ortada. Uluslararası Atom Enerji Kurumu’nun raporlarına baktığınızda İran nükleer anlaşmaya uyuyor, tabanca üretmiyor. Dostane amaçlı nükleer enerji üretiyor. Durup dururken bu konu nereden çıktı? İran’ın bölgedeki diğer politikalarıyla ilgili değerlendirmeler sonucu bu yaptırım meselesi gündeme geldi. Onlar için İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan vesaire gibi ülkelerin de katkılarıyla ve tahrikleriyle diyeyim, bu bir mesele haline getirildi. Kesinlikle Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından bütün ülkelerin Suriye’den çekilmesi gerekir. Fakat bunu bahane göstererek yani nükleer meseleyi göstererek bu tür yaptırımların uygulanması bize tarafından sonuç verecek bir şey yok. Dünya ticaretine de bölge dengelerine de olumsuz etkide bulunacaktır. Şu aşamada 8 ülke içerisine konması Türkiye’nin iyidir. 6 aylık vakit içerisinde biz süreci görelim, birlikte değerlendirelim. O sürede Amerikalıların ne nesil değerlendirmesi olur, onlara da biz bakarız lakin masaya bu arada de bizim de koyacağımız bir takım ilkeler prensipler var, bunlardan hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz.”

Kalın, “Her Tarafta bu Ahali Bankası meselesinde olduğu gibi bazı sıkıntılar çıkar mı bu 6 aylık sürenin sonrasında?” sorusu üzerine ise beklentilerinin bir can sıkıntısı çıkmaması yönünde olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump’la geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde, ‘Artık bu Irk Bank meselesini gündemden çıkartalım’ diye mutabık kalındı. Sayın Trump Define Bakanlığına ve ilgili birimlere bu konuda talimat vereceğini söyledi. Bekliyoruz. Natürel, bugün orada Amerikan seçimleri var, ara seçimleri var, onlarla meşguller. Bu seçimleri atlattıktan sonradan olumlu adımlar atmalarını bekliyoruz.”

İBRAHİM KALIN YENİ KİTABINI ANLATTI

İbrahim Kalın yazdığı kitabına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kalın, yeni kitabına dair,  “Zamanın ruhunu okumaya çalışırken onu dönüştürmeye de niyetlenmek her toplumun vazifesidir. Başlığı seçerken yaşadığımız çağa baktığımızda şunu hissetim. Barbarlığı da medeniyeti de aynı zamanlı yaşadığımız bir zamandayız. Sürekli ilerleyen bir tarih bize anlatıldı ama 17.- 20. yüzyıl tarihine bakıldığında heybetli yıkımların olduğunu görüyoruz. Biyoloji Ile Ilgili silahların ortaya çıktığını görüyoruz. Modernlik namına birçok vahşi eylemleri yapıldığını görüyoruz. Uygarlık götürüyoruz başlığı aşağıda işgal ettiklerini, sömürdüklerini görüyoruz. ‘Medeniyet götürüyoruz’ diyorlar ama yaptıkları barbarlık. Barbarlığı farklı şekillerde yaşıyoruz. Barbarlık var, devam ediyor.” diye konuştu.

“SÖMÜRGECİLİK TOPLUMUN RÜYALARINI ÇALIYOR”

Kalın, “Cumhurbaşkanımız çıkıp ‘Dünya 5’ten büyüktür’ dediğinde birileri bundan rahatsız oluyor. Kaba demeseler bile diğer bir şeyler diyorlar. Barbar demek ‘ilkel Afrikalıdır’… Bunları bir defa bir kenara belirlemek gerek. Bu insanlar barbar yok. aniden dıştan pek bir darbe geldi fakat bütün dengelerini, kimyalarını bozdu. Sömürgecilik bir toplumun yalnızca doğal kaynaklarını çalmıyor, rüyalarını da çalıyor.” diye konuştu.

“BİZİM SÖMÜRGE GELENEĞİMİZ DEĞIL”

İbrahim Kalın, ” Bizim böyle bir sömürge geleneğimiz değil. Nereye gidersek gidelim biz oraya gurur ile gidiyoruz. Macron gittiğinde Avrupa’da neler yaşıyor görüyorsunuz,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gidince neler yaşanıyor görüyorsunuz” dedi.

İbrahim Kalın, “İslam medeniyeti tekrar değil,  durdurulmuş bir medeniyet. İslam medeniyetini ayakta tutan ana düşüncenin inişler çıkışlar yaptığını görüyorsunuz. ” ifadesini kullandı.

Kalın, “İslam dünyası evrensel dilini büyük oranda kaybetti. Daha daimi referanslardan hareketle bir şeyler söylememiz gerekiyor. bazı doğruları her tarafta keşfedip ortaya koymamız gerekiyor. Esas soruları, konuları unuttuk. Realite bir yönüyle yapı, bir yönüyle keşiftir. İnsan perdeyi kaldırınca arka gerçeğe hazır mı? Dünyaya hakim elde etmek isteyen çağdaş insan perde kalınca karşısına çıkacak olan hakikate hazırlanmış mı, yok mi? Varlığın bize söyleyecek bir sözünün olmadığını zannediyoruz. Varlığın bize konuştuğunu her yerde keşfedeceğiz. Bunlar romantik ifadeler gibi gelebilir, yok gerçekten.” dedi.

“ESAS SORUNUMUZ HİKMETİ KAYBETMİŞ OLMAMIZ”

İbrahim Kalın, “Esas problemiz bilgi değil, hikmeti kaybetmiş olmamız. Hikmeti kaybedince hükümler ortaya çıkıyor. Hayatımızda fazla pozitif hüküm var, çok az hikmet var. Kuran’ı Kerim 600 sayfa hükümden önce hikmeti anlatıyor. Geçmişten devraldığımız birtakım önyargılar var. Görüşler konuşmuyor, pozisyonlar konuşuyor.

“DÜNYAYA SÖYLEYECEK ÇOK SÖZÜMÜZ DEĞIL”

Bizim dünyaya söyleyecek fazla sözümüz var. Lakin bunu demin keşfedemedik ve o özgüvenimiz değil. Konuşmak karşılıklı düşünce sahibi olmak, söyleyecek sözünüz olduğunu ve karşınızdakinin de söyleyecek sözü olduğunu kabul etmeniz gerekiyor. Bunu yapabildiğiniz vakit dünyanla söylev fırsatınız olacak. Problemi içten keşfedip kolaycılıktan kaçınmamız gerekiyor. O neslin yetişmesi için gerekli imkanların sağlanması gerekiyor. Hala kendi müziğimizi keşfetmedik. Türk müziğini evrensel bir dile anlatan çok önemli sanatçılarımız var bugün. ” dedi. 

 

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ son dakika fatih altaylı cumhurbaşkanı sözcüsü ibrahim kalın teke tek ibrahim kalın ibrahim kalın haberleri son dakika haberler aktüel haberler haberler

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: