Haberler > GÜNDEM > Mustafa Kemal Atatürk sözleri: “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir” İşte daha fazla sö Mustafa Kemal Atatürk sözleri: “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir” İşte daha fazla sözleri

Haberler > GÜNDEM > Mustafa Kemal Atatürk sözleri: “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir” İşte daha fazla sö Mustafa Kemal Atatürk sözleri: “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir” İşte daha fazla sözleri

Mustafa Kemal Atatürk’ün 80. yılı vefat yıldönümünde hürmet ve özlemle anılmaya devam ediliyor. Vatandaşların bir çoğu “Atatürk sözleri, Mustafa Kemal Atatürk sözleri” ile ilgili konu başlıklarını internette araştırıyorlar. İşte Atatürk sözleri

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN KENDİSİYLE İLGİLİ SÖYLEDİĞİ SÖZLER

Ben yazdıran kimse değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar, evet, bu doğrudur. Benim arzu edip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zorâki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Kendimce diktatörlük, diğerlerini râm edendir. Ben kalpleri kırarak yok, kazanarak hükmetmek isterim.

Ben istese idim derhâl askerî bir diktatörlük kurardım ve memleketi pek idâreye kalkışırdım. Lakin ben istedim ama, milletim için modern bir devlet kurayım.

Beni görmek çağırmak mutlaka yüzümü bakmak değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Benim adım ‘çok içer’ diye çıkmıştır. Filhakîka ben, öteden beri içerim. Lakin istediğim süre bunu keserim; karıştırmam. Içki, sâdece benim keyfim içindir. Içki yüzünden vazîfemi bir an geri bıraktığımı hatırlamıyorum. Daha gençken, manevralara çıkılmadan önce, muhabbete dalarak sabaha yakın zamanlara dek içsek bile ben, ara sıra uyumadan saatinde vazîfem başına gider ve görülecek işi bir dakika geri bırakmazdım. Alkol ve vazife, iki bambaşka şeydir. Birbirine dokunacak yerde vazifeyi elbette keyfe seçim etmeli, içkiyi behemehâl kesmeli.

Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ebediyen payidar kalacaktır.
Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiç birini yapamazdım.

Çocukluğumdan beri bir tabiatım vardır, oturduğum evde ne belli başlı, ne kızkardeş, ne ahbapla bulunmaktan hoşlanmam. Ben, yalnız ve egemen olmayı, çocukluktan kurtulduğum günlerden başlayarak tekrar tekrar seçim etmiş ve sürekli olarak o kadar yaşamışımdır. Olağandışı bir halim daha var: Ne ana -babam fazla erken ölmüş-, ne kardeş, ne de en yakın akrabamın, kendi tavır ve düşüncelerine tarafından, bana şu veya bu öğüt ve nasihatta bulunmasına tahammülüm yoktu.

İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle açıklama edemem; o, ben yok, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni hafıza, yeni hayat ve büyük ışık halkası için uğraşan açık fikirli ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsilcilik ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri hoşnutluk içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!

Orduya birincil katıldığım günlerde, bir Arap binbaşısının ‘Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın’ diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve şiddetle duydum. Ondan daha sonra Türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegane fahrim, servetim, Türklükten diğer bir şey değildir.

DIĞER SÖZLERİNDEN

Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacak sanıyorlar. Kendi rahatlarını ihtiyacı karşılamak için bir vatanı ve tarih boyunca devam edip gelen Türk istiklalini feda ediyorlar!

Düşünce ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur.

Amerika, Avrupa ve bütün uygarlık dünyası bilmelidir fakat Türkiye halkı her medeni ve yetenekli insanlar gibi koşulsuz serbest ve müstakil yaşamaya muhakkak karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya karşın her güç, Türkiye’nin ebedi düşmanı kalır.
Anadolu, en büyük hazinedir.

Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine diğer taraflarda sahne arasınlar.

Katiyen şüphem yoktur fakat, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük uygar kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim gerçeklik olduğu gün, senden ve bütün uygar beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde bedensel hiçbir şiddet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir zor vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.

Ben manevî servet olarak hiçbir nas-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kaide bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni kabul etmek isteyenler, bu esas mihver üstünde hafıza ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.

Beni bakmak demek mutlaka yüzümü bakmak değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır lakin Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır. Ve Türk milleti güven ve mutluluğun kefili olan ilkelerle, uygarlık yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ atatürk sözleri mustafa kemal atatürk sözleri beni görmek aramak atatürk ile ilgili sözler

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: