Haberler > GÜNDEM İzmir Cuma namazı saat kaçta? İşte İzmir Cuma saati Diyanet namaz vakitleri 9 Kasım

Haberler > GÜNDEM İzmir Cuma namazı saat kaçta? İşte İzmir Cuma saati Diyanet namaz vakitleri 9 Kasım

İzmir Cuma namazı saati her hafta olduğu gibi bu hafta da Cuma namazını İzmir il genelindeki cami ve mescitlerde eda etmek isteyen vatandaşlar göre araştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İzmir Cuma namazı saati ve İzmir namaz vakitleri tespit edildi. İşte 9 Kasım İzmir Cuma namazı saati ve Diyanet namaz vakitleri…

ÖNE ÇIKAN HABERLER

İZMİR CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA? 9 KASIM

İzmir Cuma namazı saati, İzmir il genelindeki cami ve mescitlerde cuma namazı kılmak isteyen vatandaşlar tarafından araştırılıyor. Öğle namazı vaktinde cemaat ile eda edilen Cuma namazı öncesi İzmir il genelindeki cami ve mescitlerde hazırlıklar tamamlandı.

İşte, İzmir Cuma namazı saati: 13:01

İzmir İçin Haftalık Namaz Vakitleri Miladi Tarih İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı 09 Kasım 2018 Cuma 06:15 07:39 13:01 15:47 18:11 19:30 10 Kasım 2018 Cumartesi 06:16 07:40 13:01 15:46 18:11 19:29 11 Kasım 2018 Pazar 06:17 07:41 13:01 15:45 18:10 19:28 12 Kasım 2018 Pazartesi 06:18 07:42 13:02 15:45 18:09 19:28 13 Kasım 2018 Salı 06:19 07:43 13:02 15:44 18:08 19:27 14 Kasım 2018 Çarşamba 06:20 07:44 13:02 15:43 18:07 19:26 15 Kasım 2018 Perşembe 06:21 07:46 13:02 15:43 18:06 19:26

CUMA HUTBESİ – 9 KASIM

“Sizden kim huzuru uygun, bedeni sağlıklı ve günlük yiyeceği de yanında olarak güne başlarsa, sözde dünyalar ona bağışlanmış gibidir.” (Tirmizî, Zühd,
Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum âyet-i kerimede Hz. İbrahim, Yüce Rabbimizi şöyle tanıtmaktadır: “O, beni yaratan ve bana içten yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da O’dur.”[1]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Sizden kim huzuru uygun, bedeni dinç ve jurnal yiyeceği de yanında olarak güne başlarsa, benzeri dünyalar ona bağışlanmış gibidir.”[2]Aziz Müminler!

Rahmet kaynağı olan dinimiz, bizleri bir taraftan Allah’ın koyduğu sınırlara riayet etmeye eğlence ederken, üstelik da dinç bireyler olmamız ve huzurlu bir toplum oluşturmamız için evrensel ilkeler belirler. Müminler için vazgeçilmez olan bu ilkelerin başında, canın muhafazası kazanç. Zira Allah Teâlâ’nın insana emaneti olan can, sınav dünyasına açılan kapımızdır. Hayır da şer de oysa can bedende iken elde edilir. Güvenmek ve yaratılış gayemize uygun salih ameller dağlamak ancak ruh ve beden sağlığımızla mümkündür.

Kıymetli Müminler!

Yaşamak, insan olmanın şerefini ve sorumluluğunu tatmak, dünyayı imar edecek akla ve iradeye sahip olmak eşsiz bir nimettir. İyi işler yaparak ardında hoş eserler bırakmak ise dinç olmayı gerektirir. Ama ne hazindir ama, Allah’ın lütfettiği canın ve sağlığın kıymetini sık sık bilemeyiz. Zararlı alışkanlıklarla, dikkatsizlik ve israfla bu hazineyi heba ederiz. Dinç bir nefesin, sıhhatli bir bedenin, huzurlu bir kalbin değerini iş işten geçtikten daha sonra anlarız. Bu sebepledir oysa, Allah Resûlü (s.a.s) bizi şöyle uyarır: “İki nimet vardır ancak, insanların birçok onları değer biçme hususunda aldanmıştır: Sıhhat ve abes vakit.”[3]Değerli Müslümanlar!

Sağlığının kıymetini haberdar olan insan, kendini bedensel ve manevi her türlü zarardan koruduğu gibi, hastalanınca tedavi olmaya da özen gösterir. Yüce Allah’ın “Şâfi” ismine sığınarak tedavi yolları seslenmek ve can emanetinin hakkını tahsis etmek hepimizin mesuliyetidir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Çare olunuz. Çünkü Allah yarattığı her hastalığın mutlaka şifasını da yaratmıştır”[4] buyurarak şifadan ümit kesmemeyi tavsiye etmiştir.

Muhterem Müminler!

Faziletli ve insaflı bir mümine yakışan, kendi sağlığı kadar çevresinin sağlığını da gözetmek, şifa bekleyen kardeşleriyle ilgilenmek, tedavileri için elinden gelen gayreti göstermektir. Hasta ziyaretine, hasta için dua ve manevi desteğe büyük ağırlık veren Allah Resûlü (s.a.s) “Kim bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir”5 buyurur. Günümüzde öbür sebeplerle sağlığını kaybeden, çare yolları tükenen öyle çok hasta ve yakını, hasretle ve ümitle organ nakli beklemektedir. Allah’ın takdir ettiği an gelip fâni dünyadan göç ederken, hiçbir maddi karşılığı olmaksızın organlarını şifa bekleyen bir kardeşine emanet etmek, insanî ve ahlâkî bir davranıştır. Zira dinimizde olan, insanı yaşatmak, hayatı gözetmek ve umuda takviye olmaktır.

Muhterem Müslümanlar!

O halde, dinç geçen her dakikanın paha biçilmez bir nimet olduğunu unutmayalım. Genç, sağlıklı ve dinç olduğumuz günleri iyi değerlendirelim. Helâl ve pak yiyecek ile beslenmeye uyarı edelim. Sağlığımızı tehdit eden ve dinimizce de yasaklanan zararlı maddelerden uzak duralım. Peygamberimizin şu tavsiyesini can kulağıyla dinleyelim: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini bil. İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşguliyetinden önce abes vaktinin ve ölümünden önce hayatının.”6 

1 Şuarâ, 26/79-81.

2 Tirmizî, Zühd, 34.

3 Buhârî, Rikâk, 1.

4 İbn Mâce, Tıb, 1.

5 Ebû Dâvûd, Edeb, 60; Tirmizî, Birr, 19.

6 Hâkim, Müstedrek, IV, 341.

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ izmir izmir cuma namazı izmir cuma namazı saat kaçta izmir cuma saati diyanet cuma saati diyanet 9 kasım

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: