Fatih Altaylı’dan Küfür Açıklaması: Hiçbir Zaman Görevini Yerine Getiren Birine Küfretmem

Fatih Altaylı’dan Küfür Açıklaması: Hiçbir Zaman Görevini Yerine Getiren Birine Küfretmem

Habertürk yazarı Fatih Altaylı’nın bir polis memuruna küfür ettiği görüntüler sosyal medyada gündem olmuştu. Altaylı “hiçbir zaman görevini yerine getiren birine küfretmem” diyerek, gerilimin nedenini anlattı. Altaylı’nın iddiasına tarafından; eşi zehirlendi, bayıldı ve hastaneye götürmek istedi. Şoförünü çağırdı, arkasından eşini kapıya taşıdı. Polis şoföre, “Burada ummak yasak” dedi ve durmasına mani oldu. Altaylı da polise giderek, tepki gösterdi ve gerilim arttı.

“GECEYİ ZOR GEÇİRDİK”

İşte Altaylı’nın bugünkü yazısının ilgili bölümü:

Hepinizden binbir özür dileyerek, kendimle ilgili bir meseleye tarafsızlık getirmek istiyorum. Kiminiz duydunuz gördünüz, kiminizin haberi bile olmadı olur ya de. Ben gerçi anlatayım. Yazmıştım, Cumartesi akşamı gıda zehirlenmesi yaşadım ve hastanelik oldum. Gittiğimiz seyahatte benimle aynı yemekleri yiyen eşime ise o gün bir şey olmamıştı. Ancak İstanbul’a döndükten daha sonra, Pazartesi öğle saatlerinde o da zehirlenme belirtileri göstermeye başladı. Belirtilerin neler olacağını varsayım edebilirsiniz. Geceyi kuvvet geçirdik. Hastaneye gitme önerimi ise “Geçer” diyerek reddetti. Ancak sabah saatlerinde durumu iyice kötüleşti ve tansiyonu düştü. Nihayetinde sabahtan 9.00 sıralarında fenalaşarak bilincini yitirdi. Hemen yakındaki bir hastaneyi arayarak durumu anlattım. Hayati risk olabileceğini söyleyerek derhal hastaneye getirmemi istediler. Bunun üzerine gazetede beni bekleyen otomobilimi çağırarak “Hande çok fena, ivedi hastaneye gitmemiz lazım. Eve yaklaşınca beni arayın, aşağı inelim.” dedim.

“BANA KARDEŞİM DİYEMEZSİNİZ”

Yoğun trafik sebebiyle yaklaşık yarım saat daha sonra “Yaklaştık, 3 dakika daha sonra evin önündeyim. İnebilirsiniz” deyince eşimin koluna girip asansörle aşağıya inerken, eşim asansörde yeniden bayıldı. Eşim kucağımda kapının önüne çıktığım vakit otomobili göremedim ve şoförümü aradım. “Fatih Bey, kapıdaki trafik polisi durdurmadı. ‘Hasta var’ dediğim vakit da umursamadı. Ben de devam etmek zorunda kaldım” dedi. Baygın durumdaki eşimi apartmanın önündeki merdivenlere oturttum. Yakındaki bir dükkanın sahibi ise yanımıza gelerek eşimi tuttu ve ben de müsade elde etmek için görevli memurun yanında gittim. “Memur Bey, eşim fazla hasta ve şu anda hastaneye yetiştirmem lazım fakat aracımın burada durmasına müsade vermemişsiniz. Müsaade ederseniz hemen gideceğiz” dedim. Aldığım cevap “Kardeşim burada durmak yasak” oldu. “Bana kardeşim diyemezsiniz. Aşağı Yukarı babanız yaşındayım. Baygın durumda bir kadından bahsediyorum. Bir dakika izin verseniz ne olur, bayan ölsün mü” dedim. “Hastayı hastaneye götürecekseniz ambulans çağırın. Ambulans gelirse durabilir” yanıtını aldım. “Bu trafikte ambulansın buraya gelmesi ne kadar sürer farkında olan mısın? Ayıp bu yaptığın” dediğimde, “Beni ilgilendirmez. Ambulans çağırın” dedi. Ben de kendisine “Üniforma ile polis olunuyor ama üniforma ile insan olunmuyor. Vatandaşa destek edeceğinize zorluk çıkarıyorsunuz” dedim.Bu arada sinirden elimin ayağımın titrediğini varsayım edebilirsiniz.

“ŞOFÖRÜNÜZ DİRENİNCE BÖYLE OLMUŞ”

“Eşimin kılına zarar gelirse senden şikayetçi olacağım” diyerek polis üniformasını ego tatmini için kullanan bu kişinin yanından uzaklaşırken, öfkeyle saydırdım. O sırada hemencecik hastaneyi arayarak bir ambulans istedim. Kamu hizmeti yapan bir polis demeye dilimin varmayacağı kişiyi de orada bulunan amirine şikayet ettim. “Bu gençlere insanlık öğretin lütfen” diyerek durumu aktardım. Amiri de “Şoförünüz direnince böyle olmuş. Gelsin hemen” dedi. O görevliden de davacı olmamamı rica etti.

“BEN SİNİRLENMEZDİM” DİYENİNİZ VAR İSE ONU KUTLARIM

DAHA SONRA 40 dakika değin ambulans bekledik ve en sonunda trafiğin tıkanık olmasından istifade ederek evin önünde zaten durmak zorunda kalan kendi aracıma eşimi koyarak hastaneye götürdüm. Günü hastanede geçirdik ve akşam program yerine getirmek için eşimin yanından ayrıldım. Tüm bu anlattıklarımın telefon kayıtları ve ambulans ve hastane ile mesajlarımız telefonumda aynen duruyor. En sevdiğiniz iki insandan birinin canının tehlikede olduğunu düşündüğünüz bir anda “Ben sinirlenmezdim” diyeniniz var ise onu kutlarım.

“BİRİSİ GÖRÜNTÜLERİ VİDEOYA ALMIŞ”

Bunlar yaşanırken oradaki birisi görüntüleri videoya almış. Ama natürel merdivenlerde sözde baygın bekleyen eşimi değil. SONRADAN tartıştığım kişiye giderek “Arkandan küfür etti. Sen duymadım lakin bende görüntüler var. İstersen şahit da olurum” demiş. SONRADAN da bu görüntüleri her yere yollamışlar. Fakat herkes bilir oysa, hayatımda bir gün işini yapan birine hakaretim olmamıştır. Tek bir millet görevlisi ile kendimle ilgili bir nedenle tartışmışlığım yoktur. Bir tek ulus görevlisi çıksın da desin oysa, “Fatih Altaylı bizden şunu istemiştir” Böyle bir konu ile ilgili başınızı ağrıttığım için özür dilerim.

NOT: Bu anlattıklarımın tamamına caddede dükkanı olan esnaf, çiçekçi, cümbür cemaat tanıktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: