• DOLAR
    5,3416
    % -0,01
  • EURO
    6,0949
    % 0,33
  • ALTIN
    214,4078
    % -0,07
  • BIST
    91.329,35
    % 0,28
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Suudi Arabistan’a Sert Sözler: Açıklamalar Çocukça

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Suudi Arabistan’a Sert Sözler: Açıklamalar Çocukça

Partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cemal Kaşıkçı olayında takındığı tavırdan nedeniyle Suudi yönetimini sert sözlerle eleştiren Erdoğan, “Hadisenin makamlara haber verilmesinin gerisinde yapılan araştırma ve soruşturmalar Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğü sonucuna götürdü. Yapılan talimat bizi endişelere sevk etti. Yapılan direktifler çok komikti. Buraya yerleşenler, bu gelenler kimlerin talimatıyla geldi? Bunu da yetkililerin açıklaması lüzumlu. Elimizde diğer data, doküman değil yok. Ama çok aceleci olmanın da anlamı değil. Ilk etapta Kaşıkçı’yı öldürenleri Suudi yetkililer açıklayacak” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;

“Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri üzerinden 4 ay geçti. Bu sürede yaşananları gözden geçirdiğimizde diğer ülkelerin 14 yılda yaşadıklarından fazlasına tekamül ettiğini görüyoruz. Milletimizin ortaya koyduğu irade kimsenin red edemeyeceği değin açık ve net olduğu için sonuçkları kabullenmek zorunda kaldı. Biz kabinemizi kurduk. Keza içeride ayrıca dıştan siyasi ve ekonomik olarak fazla önemli atılımların içine girdik.

“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”

Ekonomide 2013 yılında Yolculuk olayları ile fitili ateşlenen, 15 Temmuz’da alevlenen sıkıntıların farkındaydık. Bunlar için fazla önemli kararlar almış uygulamaya başlamıştık. Tam bu sırada kur saldırısı başladı. Ülkemiz içindeki kimi kesimler de bu ateşe odun taşıdılar. Bu atak dalgasını denetleme altına almayı başardık. Her şerde bir hayır vardır. Cari açığımızı düşürmeye ve tasarrufa yönelik adımlar atmış olduk.

“ÇÖZÜM BEKLEYEN SIKINTILARIMIZ VAR”

Halen çözüm bekleyen sıkıntılarımız var. Piyasalarda peşin para sıkışıklığı, istihdam gibi gelişmeler var. Hepsiyle ilgili çalışmalarımız var. Öncelikli sorunları hal yoluna koyduktan sonradan sıkıntıları geçirmek daha basit olacaktır. Herkesten sabır istiyoruz. Bütün kesimlerin kendi kaynaklarını etkin şekilde kullanarak çarkların dönmesini sağlaması çok önemlidir.

“MİLLETİN GÖNLÜNÜ FETHETMEDEN HEDEFLERE ULAŞAMAYIZ”

Fevkalade dönemler, tedbirler ve bununla alakalı fedakarlıklar gerektirir. Bundan daha sonra işimiz daha basit olacaktır. AK Parti milletiyle yola çıkmış, engelleri milletiyle aşmış bir partidir. Şehirlerinize döndüğünüzde bu durumu anlatmanızı istiyorum. Milletimizin gönlünü fethetmeden hedeflere ulaşamayız. Bu mesele tercih meselesi değildir, beka meselesidir, çocuklarımızın meselesidir, 2053, 2071 vizyonu meselesidir. Partimiz hiçbir zaman ‘ben’ diyenlerin partisi olmamıştır. Bizim kitabımızda ‘ben’ yoktur, ‘biz’ vardır.

“BİZİM TEK ANDIMIZ İSTİKLAL MARŞIMIZDIR”

Biz AK Parti’nin kaderiyle ülkemizin kaderini aynı görüyoruz. Türkiye’nin başına bir hal gelirse AK Parti olsa ne olur, olmasa ne olur. Onun için ülkemize sahip çıkacağız. İstiklal Marşımızda ifade edilen mesajları idrak edeceğiz ve hayata geçireceğiz. Bizim tek andımız İstiklal Marşımızdır. Günümüz şartlarında hiçbir manası olmayan fuzuli tartışmalarla milletimizi yormak yerine işimize bakacağız. AK Parti olarak 17 yıldır bu şekilde yol yürüdük.

“3,5 MİLYON SURİYELİ, 500 BİN IRAKLI KARDEŞİMİZİN…”

İdlib’de milyonlarca insanın hayatını etkileyecek felaketin önüne geçmeyi başardık. Bu dış politikadaki AK Parti’nin en büyük başarısıdır. Rusya ve İran’la yürüttüğümüz görüşmelerle bölgedeki hassasiyetleri çözen gelişmeler ortaya çıktı. Cenevre çözemedi, Astana’yla bir çözüm bulduk. İdlib konusunda, Soçi zirvesiyle bu işi iyi bir yere getirdik. Bölgede rahat, sükun var. Suriye’de Türkiye’nin emniyet altına aldığı her yerde aynı güveni bakmak mümkündür. Dünya Türkiye’nin ne toprak işgali, ne de sömürgecilik için bulunmadığını kabullenmiştir. Bizim tek bir amacımız, Suriye’nin toprak bütünlüğü zarfında, adaletli, sürdürülebilir, demokratik bir siyasi çözümün bulunmasıdır. 3,5 milyon Suriyeli, 500 bin Iraklı kardeşimizin geleceklerini kendi vatanlarında görmeyi temin edebiliriz. Kimseyi cebren bu coğrafyaya göndermeyi aklımızdan bile geçirmedik. Ana muhalefet sığabilir, biz kendimizden mesulüz. Biz burada sorumluluğumuzun bilinciyle adımlarımız atacağız. Suriye sorununu kendi mecrasında çözmeye sürat vermeliyiz.

“BİZ KİMSEYİ KORKUTMA ETMİYORUZ”

Sırada Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarının ortadan kaldırılması ve buraların Suriyeli kardeşlerimizin yaşam yeri haline getirilmesi vardır. ABD, Mümbiç mutabakatını bizi oyalama aleti haline dönüştürmüştür. acilen devriye güçlerinin Gaziantep’te bizim askerlerle ABD’li askerlerin birlikte alıştırma yaptıklarını biliyorsunuz. Artık Münbiç’te oyalanmak yerine, dikkatimizi Fırat’ın doğusuna çevirmekte kararlıyız. Türkiye buradan tehdit ediliyor. Biz kimseyi tehdit etmiyoruz. DEAŞ’ın bölgede yapılan operasyonlar için gerekçe olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır. DEAŞ’a verilen desteği meşrulaştırma gayreti devam ediyor.

CEMAL KAŞIKÇI OLAYI

2 Ekim tarihinde İstanbul’da bizi dehşete düşüren kaba bir suç oluşturan işlendi. Ölen de öldüren de bizim vatandaşlarımız olmamakla birlikte, olayın ülkemizde gerçekleşmesi keza de vicdani sorumluluklarımız bizi bu meseleyle yakından ilgilendirmeye zorladı. Cemal Kaşıkçı, ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkamadı.

“YAPILAN AÇIKLAMALAR FAZLA KOMİKTİ”

Hadisenin makamlara haber verilmesinin peşinde yapılan araştırma ve soruşturmalar Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğü sonucuna götürdü. Yapılan talimat bizi endişelere sevk etti. Yapılan direktifler fazla komikti. Cemal Kaşıkçı gibi bir insan dışarıya bekleyen nişanlısını almayacak. Bu muhtemel mü? Bu çocukça açıklamalar devlet ciddiyeti, adamlığıyla uyuşmaz.

“ELİMİZDE BAŞKA BILGI, BELGE DEĞIL YOK”

Bu 18 birey Cemal Kaşıkçı’nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor. Fail bunların içinde. Bunların içinde değilse, yerli işbirlikçi kim bunu açıklayacaksınız. Bunları açıklamadığınız sürece, Suudi Arabistan bu zandan kurtulamaz. Merak edenlere elimizdeki data, belgeleri veriyoruz. Bunu Suudi Arabistan’a da verdik. Bunları gördükleri zaman şaşırıyorlar. Gerçekte fail belli. Peki bu talimatı veren kim? Bu 15+3, bunların Türkiye’ye gelmesi talimatını veren kim? Buraya yerleşenler, bu gelenler kimlerin talimatıyla geldi? Bunu da yetkililerin açıklaması lazım. Elimizde diğer bilgi, belge yok değil. Fakat fazla aceleci olmanın da anlamı değil. Ilk etapta Kaşıkçı’yı öldürenleri Suudi yetkililer açıklayacak.

“KONUŞTURAMIYORSANIZ BİZE VERİN YARGILAYALIM”

Suudi başsavcı pazar günü Türkiye’ye gelecek görüşmeler yapılacak. Yerli işbirlikçi kim? Bunu ifade eden dışişleri bakanı. Peki kim o? daha sonra böyle bir yorumlama yapmadım diyor, her yere düştü bu. Kimse ‘Ben yaptım’ demez ama… Her şeyden öte, bu 15 kişiyi Türkiye’ye gönderen kim? 18 birey tutuklandı. Ben kendilerine söyledim, ‘Siz konuşturmasını bilirsiniz’. Ne dönmüşse, bu dolaplar bunların içinde. Bu zannı ortadan uyandırmak istiyorsanız, bu kilit nokta 18 kişidir. Konuşturamıyorsanız, olay İstanbul’da vuku bulmuştur, o vakit bize teslim edin, biz yargılayalım.

KILIÇDAROĞLU’NA KAŞIKÇI ELEŞTİRİSİ

Ana muhalefet partisinin takındığı konuşma gerçekte içler acısı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin devlete ait bilgilerine asalet etmiyor, olayı olayın zanlısı olan bir kısım çevreler üzerinden değerlendiriyor. Bu ülkeyle bu milletle irtibatlı olmadığını bildiğimiz CHP Genel Başkanı’nın kaba bir cinayete böyle bir eğri şekilde yaklaşmasını beklemiyordum. Bay Kemal, çırılçıplak bu siyasetle milletin önüne çıkacaktır. Söyledikleri, kendisinin ne kurallardan, sözleşmelerden, usullerden haberi olmadığını gösteriyor.Bu kişinin banka sahibi olan bir partinin başında olmasından lüzum, her şeye para gözüyle bakıyor. Bu kişinin aklı fikri parada, Allah ıslah etsin.

Karşımızdaki kişi asıl muhalefet partisinin genel başkanı. Bu sıfatı taşımasa ademe mahkum edeceğiz. Milletimize karşı sorumluluklarımız cevap vermeye hükümlü bırakıyor. Harcadığımız zamana acımıyor değiliz.

YEREL SEÇİMLER

31 Mart’ta yapılacak seçimler için hazırlıklarımız sürüyor. YSK’nın takvimini beklemeden bir takım süreçleri tamamlamak istiyoruz. Mevcut belediye başkanları ile değerlendirmemiz belirlenmiş bir aşamaya geldi. Namzet tespit sürecini hızlandırmamız, milletimizin gönlüne girmemiz için yapacağımız çalışmalarda bize vakit kazandıracaktır. Mahalli seçimlerin kendine kadar dinamikleri vardır. Mahalli seçimlerde aday tespitleri çok önemli, bunun yanında belediye meclis üyeleri fazla kayda değer, il genel meclis üyeleri fazla manâlı. Her aşamada bu dinamikleri göz önünde tutumak gerekiyor.

CUMHUR İTTİFAKI AÇIKLAMASI

Cumhur İttifakına bağlılığımızı sürdürmekle birlikte, tercih ittifakını bir kenara bıraktık. MHP ile ülke için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ama mahalli seçimlerde cümbür cemaat kendi yolunu izleyecek. 16 yılda ülkemize kazandırdığımız hizmetler bizim en büyük referansımızdır. Bunu anlatmakta acze düşersek yazıklar olsun bize.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: