AK Parti’den Bahçeli’nin Sözlerine Yanıt: Siyasi Nezakete Uymadı, Yanlıştır

AK Parti’den Bahçeli’nin Sözlerine Yanıt: Siyasi Nezakete Uymadı, Yanlıştır

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin sosyal medyadan yaptığı açıklamalara yanıt veren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bahçeli’nin açıklamaları siyasi nezakete uymadı. Bahçeli’nin sözleri yanlıştır. Cumhurbaşkanımıza hürmet kırmızı çizgimizdir” ifadesini kullandı.

Çelik’in açıklamalarından satır başları:

“Cumhurbaşkanımız dünyada en açık konuşan liderdir. Ne söyleyecekse açık açık söyleyen bir liderdir. Eğer cumhurbaşkanımız o gün yaptığı konuşmada MHP’yi ya da Bahçeli’yi konuşacak olsaydı doğrudan onların ismini zikrederdi. Bu bağışlama tartışmaları başladığından beri, AK Parti’ye BİMER’e hükümetle ilgili birimlere fazla yoğun şekilde talep gelmektedir. Bunlardan bir tanesine de uyuşturucu satıcılarıyla ilgili taleptir. Cumhurbaşkanımızın bahsettiği de odur.

“BURADA MHP’YE BİR ŞEY SÖYLEYECEKSE…”

Burada topluma bir mesaj vardır. Cumhurbaşkanımız burada MHP’ye bir şey söyleyecekse, dobra dobra MHP’yi zikrederek söyleyebilir. Bunu son derece anlamsız bulduğumuzu ve hatalı bir değerlendirme olduğunu bildirmek istiyorum. Bahçeli’nin açıklamasında Cumhurbaşkanımız hakkında kullandığı ifadelerin son derece yanlış olduğunu söylemek isterim. Tabiki AK Parti camiası ve tüm milletimiz bu ifadeleri reddedecektir.

“CUMHURBAŞKANIMIZA SAYGI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

Sayın Bahçeli’nin Cumhurbaşkanımıza karşı kullandığı ifadeler siyasi terbiye ve yüklenen sorumluluğa yerinde olmamıştır. Cumhur İttifakı kıymetli bir ittifaktır. Bu çerçevede de bakıldığında bu siyasi nezaketin gösterilmesi bizim için önemlidir. Cumhurbaşkanımıza gösterilen hürmet bizim kırmızı çizgimizdir.

“SİYASİ NEZAKETE UYMAMIŞTIR”

Bu ifadelerin hepsi fazla hatalı ifadeler olmuştur. Cumhur İttifakı’nın ruhuna ve gerektirdiği siyasi nezakete uymamıştır. Sayın Bahçeli ve cumhurbaşkanımız arasındaki iletişim kanalı daima açıktır. Başlıca olan siyasi nezaketi koruyarak milletin beklediği büyük işlere odaklanmaktır.

“NOKTAYI KOYDUĞUMUZDA CUMHURBAŞKANIMIZ AÇIKLAR”

Af konusunda kendi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlgili başkanlığımızda egzersiz tamamlanmak üzere. Zaten son noktayı koyduğumuz vakit Cumhurbaşkanımız açıklar.

ERDOĞAN, SÖZLERİYLE KİMİ KASTETTİ?”

Özellikle uyuşturucu satıcalarıyla ilgili olarak, birer kurban olduğu yönünde bir yaklaşma bize iletiliyor. Cumhurbaşkanımız da buna yanıt vermiştir.

İTTİFAK ÇATIRDIYOR MU?

Bu ittifak meselesinde her zaman şunu söyledik, iki ayrı partiyiz. Her konuda anlaşıyor olsak, iki bambaşka parti olmayız. Her iki partinin de yıllar içerisinde kurumsallaşmış kimliği var. Her tartışmada anlaşacağız diye bir şey değil. Buradaki mesele şudur, AK Parti’nin siyasi kimliği bellidir. Şahıslara karşısında işlenen suçlara karşı af yetkisi bizde değildir. Yaklaşımımız budur. Herhangi bir toplumsal talebe dayanarak diğerlerini dışlayamayız.

“AK PARTİ BITMIŞ NAMZET ÇIKARACAKTIR”

Bahsettiğiniz lokal seçimlerle ilgili olarak, AK Parti her yerde namzet çıkaracaktır. Bu çerçevede bir formüle varılacak veya varılmayacak arkadaşlarımız görüşmeleri gerçekleştiriyorlar. Siyasi kimlikler korunurken, değişik konularda anlaşmazlık olursa bu ittifakın yıkıldığı anlamına gelmez.

DANIŞTAY’IN ANDIMIZ KARARI

Uğraştığımız farklı alanlara yönlendirilmiş meselelerden birisi de Danıştay’da hukuki kontrol yerine uygunluk denetimi yapılması yönündeki hatalı uygulamaydı. Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi yerindelik denetimi yönünde kullanılamaz. Hak kararlarına hürmet duyuyoruz. Peki tüzük ile açık şekilde çelişen bu kararı eleştirmeyecek miyiz? Türkiye’yi bitiren bu gelenek bu kararla hortlamaya çalıştığı zaman tepki vermeyecek miyiz? Danıştay kendi sınırını aşmıştır. Danıştay, bu kararla hükümet gibi davranmıştır. Kendisini yürütmenin yerine koymuştur. Yürütmenin takdir yetkisini yok sayarak bu yetkiyi kendi kullanmıştır. Yasayı ve anayasayı açık bir şekilde çiğnemiştir. Bunlar fazla güvenli olmayan şeylerdir.

Seçimlerin sonucunda ortaya meydana çıkan iradeyi nereye koyacağız. Bu yapılan meslek ilgili dairenin kendisini hükümetin yerine koymuştur. Maalesef Türkiye’nin fazla geride bıraktığını düşündüğümüz çok tehlikeli bir geleneğin tekrar ortaya çıkmasıdır. Bu kapıyı açacaksak, yarın bir gün köprü yapacaksak Danıştay bunu engeller. Hükümetin alanına girmek gibi yanlış bir uygulamanın baştan hortlatılması anlamına kazanç.

“ARKADAŞLARIMIZIN ULUSAL KİMLİK VE TÜRKLÜK’LE İLGİLİ BEYANI OLMADI”

Bizim arkadaşlarımızın bununla ilgili yorumu bellidir. az kalsın hepsinin yaklaşımı aynıdır. Arkadaşlarımızın, ulusal kimlik ve Türklük’le ilgili bir beyanı olmadı. aniden baktık ancak, bu mesele ulusal kimlik kavramına dönüştürülmeye çalışıldı. Bu meselenin ulusal kimlik tartışmasına dönüştürülmesi, Danıştay’ın ortaya koyduğu vesayet anlayışını ıskalamaktır. Lakin illa bu tartışmayı yapalım diyorsak, bizim de tavrımız nettir. Kimse Türklüğün, çalışkanlığın kıymetini red etmez. Biz şöyle düşünüyoruz, milli kimlik kapsayıcı olmalıdır. Irksa kimliği ne olursa olsun, hepimiz büyük Türk milletinin eşdeğer parçalarıyız.

“TÜRK MİLLETİ KAVRAMINI HERHANGİ BİR IRKSA KÖKENE İNDİRİRSEK…”

Kimlik dışlayıcı, kırıcı, zedeleyici olmamalıdır. Yalnızca Türkiye içerisinde de değil, Türkiye sınırları dışarısında da bu böyle ifade edilmelidir. Ulusal kimliğimiz bir etnik kimliğe indirilemez. O dönemin şartların Ulusal Eğitim Bakanı Reşit Galib’in bazı uygulamaları vardır. Bu şahıs Türk siyasi tarihinin en şaibeli, kafatasçı figürlerindendir. Milliyetçi arkadaşlarımız mükemmel bileceklerdir, Türk Ocakları’nı kapatan kişi da budur. O dönemin şartları içerisinde, 1930’larda dünyada faşizm rüzgarları eserken, bu şahıs bu andı ve ezanın Türkçeleştirilmesini ortaya koyan kişidir. Son derece hatalı bir atmosferde kurgulanmış bir şeydir. Biz burada yargısal vesayeti ıskalamayalım. Türk milleti kavramını herhangi bir etnik kökene indirirsek tek vatan, tek halk, tek bayrak yaklaşımı hasar görür.

“BEKİR BOZDAĞ YAŞAMSAL BOYUNCA KİMLİKÇİLİK YAPMAMIŞ”

Bizim milli kimliğimiz çayın içerisinde erimiş bir şeker gibidir. baştan bunu her gün görüyoruz. Nehir kaşığı gibi insanların gözüne sokularak yaşatılan bir şey değildir. Tarihin içerisinden süzülerek gelmiştir, bedeli ödenmiştir ve adalet edilmiştir. Kaderdaşlığa dayanır. Hukuk dışı vatanseverlik olmaz. Anayasaya rağmen yurtseverlik olmaz. Yargı kararı ve milli kimlik ağız dalaşı ettirilemez. Sayın Bozdağ gibi hayatı her tarafinda kimlikçilik yapmamış bir arkadaşımızın, Bahçeli göre Kürt irksa kökenine şive yapılmasını yanlış buluyoruz. ‘Seni uyarıyoruz’ denerek taciz edilmesi katiyen kabul etmeyeceğimiz bir yaklaşımdır.”

BAHÇELİ NE DEDİ?

Bahçeli sosyal ağ hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: Sayın Cumhurbaşkanı’nın Üsküdar-Çekmeköy-Sancaktepe metro hattının ikinci etabının açılış töreninde yapmış olduğu konuşmayı, bu kapsamda koşullara bağlı canice indirimiyle ilgili teklifimize karşın değerlendirmelerini itinalı bir görünüm açısıyla takip ve analiz ettik.

Sayın Cumhurbaşkanı, ‘şimdi birileri çıkarmış affetme, ne affı?’ ifadeleriyle birlikte aynen şunları dile getirmiştir: “Hele hele 50 bini aşkın uyuşturucunun cezaevinde olduğu bir dönemde biz uyuşturucuları affeden bir iktidar olarak mı anılacağız?”

Kuşkusuz kast edilen Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Partimizi zan ve töhmet aşağı teslim etmek katiyen içten değildir. MHP’yi üstünkörü ve yüzeysel bir şekilde uyuşturucuyla, uyuşturucu suçuyla alt yana getirmek olur ya art niyet değilse, kuşkusuz isabetsiz ve itibarsız bir isnattır.

Uyuşturucuyla en fazla uğraş veren,bu uğurda her türlü imkânıyla fedakârlık belirten ‘birileri’ diye cümle parçası edilen Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir. Koşullara Bağlı ceza indirimiyle ilgili teklifimizi uyuşturucu temeline indirmek,yıkım ve tahrif etmek yanına varılmaz pahada bir yanlış,fuzuli bir demagojidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: