AK Parti’de Temayül Yoklaması Sonuçları, Erdoğan Gördükten Sonra Kendini İnfilak Edecek

AK Parti’de Temayül Yoklaması Sonuçları, Erdoğan Gördükten Sonra Kendini İnfilak Edecek

AK Parti seçim işlerinden sorumluluk sahibi genel başkan yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Akşam gazetesine verdiği röportajda 31 Mart’ta yapılacak olan lokal seçimlere hazırlık için AK Parti içerisinde nasıl bir yol haritası izleneceğini açıkladı.

Yeni bir sistem geliştirdiklerini söyleyen Yavuz, amaçlarının bir günde temayül yoklaması gerçekleştirmek olduğunu kaydetti. Yavuz, yeni sistemde yoklama sonuçlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşmasının arkasında “infilak” edeceğini bildirdi. Yavuz, yerel seçime dair yaptığı değerlendirmede “CHP’ye adamakıllı teslim olmuş gibi gözüken yerleri de AK Partiye döndüreceğiz” ifadesini kullandı.

İşte yapılan röportajdan bir kesit;

31 Mart’ta kayda değer bir seçime gideceğiz. Siz de seçimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısısınız. AK Parti’nin seçime nasıl hazırlandığı ve takviminiz merak ediliyor. 94 ruhu ve bölge alan çalışma ifadeleri geçiyor. Ne yapıyorsunuz?

AK Parti her lahza seçim yapılacakmış gibi kendini hazır tutan bir partidir. Seçim koordinasyon merkezi tercih işleri bünyesinde kurulan ve operasyonel işleri yapan bir merkezdir. Orada olduğum için bir yanlamasına 24 Haziran’ı koordine ederken bir yanlamasına da yerel seçimlerin hazırlıklarını başlattım. Çünkü zaman kısaydı. AK Parti’nin geleneksel ama fazla zinde bir takım yöntemleri var. Bu Cumhurbaşkanımızın büyükşehir belediye başkanlığı sürecine dayanıyor. Orada sistemli ayla getirilen bazı geleneklerden laf ediyorum.

Bunları somutlaştırmak isterim. Neler onlar?

Biz seçim koordinasyon merkezlerini önemsiyoruz. Bunlar diğer partilerde de olabilir fakat bizde uygulandığı şekliyle yok. Şu an harıl harıl çalıştığımız SKM başkanları. Her ilden 3’er misal alıyoruz. İl başkanları oturuyor kim daha iyi seçim sürecini koordine eder diye kafa yoruyor. En iyi yorabilecek 3 birey üretiyor. Bu 3 kişiyi bize gönderiyor. Biz bu 3 kişiden hangisiyle daha iyi yol alırız diye oturup gerektiğinde mülakata bağlı tutarak ve gerektiğinde her tarafta araştırma yaparak dinç tercih koordinasyon merkezleri başkanı yapıyoruz.

“ARKADAŞLARIMIZ ARAZİDELER”

HEMEN başkan yapılan isimler var mı?

Daha önce mülakat yapmıyorduk, il başkanlıklarına diyorduk ancak; SKM başkanlıklarını belirleyin. Baktık oysa ilkokul mezunu ya da deneyimsiz isimler önümüze gelebiliyor. Biz 18. yıla girmiş partiyiz. 24 Haziran’da devir yapmış il, ilçenin tüm SKM başkanları şimdi var. Arkadaşları güncelliyoruz. ŞIMDI her ilden 3’er kişi geldi.

Bu 3 isimden biri 24 Haziran’da görev yapmış olan. Bunların yanına 2 de enerjik aktör koyuyorlar. Bizim 7 tane bölgemiz, bir de yurt dışı 8 bölgemiz var. Bu 8 bölgenin her birinden sorumlu başkan yardımcısı arkadaşlarımız var bunların birçok milletvekili. Bu arkadaşlarımız hemen arazideler.

Siz tercih koordinasyon merkezlerini çok önemsiyorsunuz. Nedir bu merkezleri bu kadar manâlı kılan?

Kampanya başladıktan sonradan tüm koordinasyonu SKM’ler üzerinden yapıyoruz. Bundan Böyle o günler gol atma günleri. Bir örnekle izah edeyim. Çilek yetiştirdiğimizi düşünelim oy demek çilek seslenmek olsun. Hepimiz o meyveyi yetiştirmeye çalışıyoruz. Teşkilat başkanlığı fidesini dikiyor. Tanıtım medya suluyor bir diğer bölüm onu kazıyor. İl başkanı onu gübreliyor kadın kolları başka bir şey gençlik kolları başka bir şey yapıyoruz. O meyve tam olgunlaştığı esnada bir el de uzanıp oradan alacak onu. O elin adı bizim SKM’lerimiz. O el o çileği bütün olgunlaştığı anda kopartmalı ve dürüst sepete atmalı. Biz bu eli en iyi şekilde geliştirmek zorundayız. Bu eli gerçeğe uyarlayalım. SKM’ler temayül süreçlerini, mülakat süreçlerini yürütüyorlar. Takvimin işleyişini sağlıyorlar. Genel başkan yardımcılarının, bakanların, her ilin aday programları var. Sandığın bütün işlemleri ve tercih akşamındaki seçim kurulunun bütün işlemleri koordine ediliyor. Nasıl önemsiz diyebiliriz? Tercih sandıkta kazanılır diyoruz. Sandık seçimin namusudur diyoruz. Her şeyi SKM’ler eliyle yapalım derken bayan ve gençlik kollarını bunun içine çekmezsek bu da olmazdı. SKM Başkan yardımcısı olarak bir kadın ve bir de gençlikten olmak mecburiyeti var. Bunu alırken de kendi belirleyip alamaz. İl teşkilatlarımızdan şöyle bir eleştiri getiriyordu. Bazen bayan kolları hiç SKM’yi farkında olan etmeden kendi başına program yapıyordu. Koordinasyon bozuluyordu. Koyduğumuz kuralla karmaşayı ayrıntılarıyla ortadan kaldırdık. SKM’lerin önemli bir özelliği de seçim sürecinin artıları ve eksilerini doğru şekilde gözlemlemek ve sonraki süreçlerde o hatayı yeniden yapmayalım diye raporlaştırmak.

“ARTIK SÜSLENECEK YER BELIRLENMIŞ”

O zaman siz 24 Haziran’dan sonra rapor aldınız. Ne diyordu o raporlar?

Çok şey geldi. Ve biz raporları didik didik ettik. Türkiye raporunu 7 artı yurt dışı 8 bölge çıkardık. Türkiye raporuna bakınca bizden beklentiler fazla net besbelli. Bakın propaganda materyallerinin ne vakit ne kadar gideceğinin bilinmemesini bir tenkit olarak gördük. Buradan materyaller gönderiyoruz ya onlar da bana bir broşür göndereceksen ben bunu ne zaman geleceğini ne değin geleceğini evvelden bileyim diyor.

Bu dek kayda değer mi bu?

Çok manâlı. Adam diyor oysa bana malzeme gelmiyor, üreteyim diyor. O olur ya bize uymuyor. Genel merkez son 10 güne fazla klas malzeme üretiyor fakat bunu lokal bilmezse ya başka üretim yapıyor ya takım kuramıyor. Sn. Başkan şu parti bayrağı süslemeleri hala rahatsız edecek düzeyde karşımıza çıkabiliyor. Biz değiştirdik bunu biliyorsunuz. 2011 seçimlerine kadar bu süslemeler ilçe tercih kurullarının müsaade ettiği cadde ve caddelerde serbestti, son 20 günde. Son 10 günde aşırı derecede artıyordu. Biz bu yasayı değiştirdik. Bundan Böyle süslenecek yer muhakkak. Şu anki süslemeler çok net söylüyorum yasal yok. Parti binaları süslenebilir. Lakin binadan aleyhinde karşıya geçerek yok. Eğer bir parti miting yapıyorsa miting yerini süsleyebilir ama yalnızca o gün için. Seçim bürolarını süsleyebilirsiniz. Eskiye oranla çok azaldı. Bu zihniyet değişimi.

Tercih takviminden birkaç soru soracağım. Başkan Erdoğan ne süre start verecek? Kampanya ne süre başlayacak? Adaylar ne süre açıklanacak gibi. Bilhassa şu soru da çok dillendiriliyor, AK Parti’nin iddiasının olmadığı yerlerde adaylar daha erken açıklansın. Bambaşka tarihler görecek miyiz?

Sürecin başlangıcına fiilen fazla yaklaştık. AK Parti 2014’te 1 Ekim’de başvuru almaya başlamış. 2009’da ise 10 Kasım’da başlamıştı. En son seçime tarafından düşüneceksek geç kaldık, 2009’a tarafından düşüneceksek eksik vaktimiz kaldı. Anlayalım ama süreçler son derece yaklaştı. Tercih işleri başkanlığı olarak 2 kez MYK’da parti içi takvimi sunduk. Bunu enine boyuna da istişare ettik. Çünkü bu süreçler için yapacağımız fazla şey var. Temayül yoklamalarımız var mesela. Ne zaman yapılacak? Kimler katılacak? Kimler oy kullanacak? Nasıl sayılacak? Bir sürü işimiz var. Bu sürecin takvimlendirilmesi var ama yaptık ve sunduk. Fakat bu işi bir karara bağlamadık. Bu sefer bir farkla başlayacağız inşallah hiç açıklamadık bunu.

“DIŞARI SIZMASIN DİYE CANIMIZ ÇIKTI”

Birincil defa açıklayacağınız ve farkla başlayacağınız şey ne fiilen çok merak ettim.

Hazırlığımızı yapıyoruz. Önceki seçimlerde 1 ayda yaptığımız hazırlık aşamalarını bu seçimde 10 günde hatta çok daha kısa sürede yapacağız. Girişte dedim ancak çok zinde geleneklerimiz var ama güncelleme gerekli. Evet, teknolojiden, yazılımdan istifade etmemiz lazım. Bir tanesini size açıklayayım. Mesela geçen dönem temayül yoklamalarını 3 Kasım’da başlattık, 16’sında da 26’sında da yaptık. Kasım’ı biz temayülde geçirmişiz. Bir ayı bölmüşüz 3’e. 2014 yerel seçimindeki temayül sayımını 15 günde zor yaptık. Bir büyük odada dışarı sızmasın diye canımız çıktı. Bu 3-4 tarihte yaptığımız ve sayımı için 10- 15 gün geçirdiğimiz işlemleri 1 günde yapmayı düşünüyoruz. Cumhurbaşkanımıza yansıttık. Amacımız 1 günde elektronik oylama yerine getirmek.

Nasıl bir elektronik dilekçe bu? Açalım. Sanırım bir yazılım. Eğer öyleyse kim yaptı? Güvenliği nasıl?

O geleneksel yöntemlerin güzelliklerini bertaraf etmeden yapacağız. Yani geleneksel yöntemde tüm ilin, ilçenin, oy kullanacakların bir spor salonuna toplanacak olmasının ayrı bir havası var partide. Yine toplayacağız. İlçeye uyarlanmış kartlar o gün genel merkezden gidecek. Her birinin başında genel başkan yardımcısı yetmediğinde MKYK’dan isim olan ekipler olacak ve kimlik karşılığında kart dağıtılacak. Oy verecekler o kartla resmileşmiş kabinlere girecek. Kartı tanıtarak içeri geçtiğinde ilgili ilçe ekranı karşısına gelecek ve o ekranda oyunu kullanacak.

Mükerrer oyun önüne geçilecek mi? Oy verenin kime verdiği kesin olacak mı?

bir defa kullandığında kart uygulama dışı olacak. İllerde gelmeyenlerin yerine birinin oy kullanım şansı değil. Oy sayılırken hata yapma şansı yok. Zamandan muhteşem bir tasarruf. Aynı gün sonuçları Cumhurbaşkanımıza yansıtabileceğiz. Yazılım kendi bünyemizden. Kurgusu ayrıntılarıyla bize ait. Bu işin en manâlı tarafı güvenliği. Mahremiyetin ihlalidir. Kimim kime oy verdiği bilinmeyecek. Biz kartları kişilere uyarlı ülkü getirseydik kimin kime oy verdiğini en azından genel merkezdekiler bilme şansına sahip olurdu. Fakat kartları kişiye yok ilçeye uyarladığımız için rastgele kartlar alacaklar. 24 Haziran’da biz bu aday süreçlerini koordine etme namına bir yazılım yaptık. Bunu bir flaş diske kaydetti genç. Orada illere ilişkin adaylara ilişkin her şey var ve biz yazılımcımız bile görmesin dedik. Flaş diski bana teslim ettikten sonra yalnızca ben o fazla mahrem dediğimiz verileri de aktararak Sn. Cumhurbaşkanımızın kullanımına sunduk. Ve o bilgisayarda hiç iz kalmayacak. Yüklediğimiz program öteki fonksiyonları ortadan kalkacak. Bize gelecek, geldikten daha sonra kurduğumuz program kendini infilak ettirecek.

Hemen gelelim ittifak konusuna. Genel seçimde ittifak kolaydı ancak bunun lokal de uygulaması zordur deniliyor. Neden? Siz ittifak için ne dersiniz?

Cumhur ittifakı milletimiz tarafından karşılık buldu ve memleketin de hayrına oldu. İki parti parti menfaatlerini hafif öteleyerek Türkiye’nin bekasını önceledi. Türkiye o eski krizli günlere dönmesin diye bir ittifak süreci yaşandı oysa 16 Nisan’da da bu ortadaydı. Türkiye parlamenter sistemden kaynaklı handikapları yaşamasın diye Devlet Bahçeli son derece halisane bir adım attı. Onun peşinde kurumsallaşan Cumhur ittifakı gördük. Başkanlık sistemine geçmeseydik Türkiye şu lahza belirli erken seçimleri konuşuyordu. Biz Meclis’te çoğunluğu kaybettik. Bunu istemezdik. Fakat bir krizi de ortaya çıkarmadı bu netice. Yürütmede kararlılık, yasamada azıcık daha renk var.

16 Nisan’da sistem değişikliği 24 Haziran’da da başkanlık seçimi oldu. Ama lokal seçime gelindiğinde devlet bekası bu işin neresinde?

Genel seçimlere ilişkin yasal altyapılar değişikliği kuruldu. O günlerde yasa değişikliği yapılırken lokal seçimleri karşılayacak yasa değişikliği yapılması mümkündü lakin bugün muhtemel yok. Çünkü bugün yapacağınız yasa değişikliğinin üzerinden 1 sene geçmeden uygulayamıyorsunuz. O süre bu lokal seçimlere has değişim yapma şansımız değil. Önceki değiştirme de yalnızca genel seçimi kapsıyordu. O zaman tespitimizin birini yapalım. Yerel seçime ilişkin yasal ittifak sürecini öngörmüyor. Yani iki partinin de pusulada yer alabileceği, önce ittifak oylarının sayılabileceği sonra kendi arasındaki taksimin yapılabileceği yönteme ilişkin hukuki altyapılar yerel seçimlere ilişkin yok. 2. saptama bizim anayasamıza tarafından tercih kanunları 1 yıl geçmeden uygulanamayacağı için derhal da yerel seçimlere ilişkin böyle bir değişiklik yapma şansımız yok.

Sizin bu sözlerinize kadar resmi ittifak yapılamayacak.

Şöyle olabilir. İttifak kuracak parti namzet çıkarmaz veya diğer parti listesinden namzet olabilir.

MHP İstanbul’dan namzet göstermeyerek yaptı bunu. Gönül ittifakı mı bunun adı?

Muhakkak gönül ittifakı. Tüm bunlar dikkate alınarak ne yapılacaksa yapılacak. Peki, AK Parti ne yapacak? Cumhur ittifakı olarak iki parti alt yandan geldik önemli de işler yaptık lakin ayrı partileriz. AK Parti olarak ülke menfaatlerini gerektiren bir meslek varsa parti menfaatlerini ikinci plana iteriz. Parti menfaati söz konusu olduğunda kişi menfaati ikinci plana düşer. Böyle de olunca ilk akla gelen şey her yerden aday çıkartmaktır. Bunu açıkladık. MHP de İstanbul’da namzet çıkartmayacağını açıkladı.Hamleler üzerine de iki mülâkat yapıldı. 3.sü de yapılacak bugünlerde. Bu röportaj trafiği sonrası da her heyet durumu kendi genel başkanına yansıtacak. Muhtemelen genel başkanlar aralarında görüşme olacak. AK Parti Türkiye’nin en büyük partisi. Ve teveccüh doğrusu pozitif. AK Parti’den gitmiş oylar var 1 Kasım’a oranla. Lakin AK Parti’den bu oylar başkasına gitmedi. Bu oylar sadece AK Parti’ye verilmedi. Tayyip Bey’e gittiği dek milletvekillerine gelmedi. Milletin sağduyusuna fazla güveniyoruz ve milletin mesaj verme kapasitesini de biliyoruz. Bizim mesaj alma kapasitemiz sorgulanamaz. Milletin nabzını alıkoyma anlamında fazla iyiyiz. Tayyip Erdoğan’ın da net yaklaşımı var. Bir tanesini henüz söyledim parti menfaati kişi menfaatinin önündedir. 2.girişim milletimizin rotası neyse biz o rotadan gideriz.

ŞU ANDA milletin rotası tamamen ne sizce?

Çok manâlı araştırmalar yaptık. Hangi ilde ne dek oyumuz nereye gittiğini mükemmel gördük. Biz sandık sandık tahlil ettik. Bizim yaptığımız çalışmayı bugüne kadar yapanları söyleyeyim; TEPAV, Çilek Ağacı, CHP yaptı, İyi Parti, Konda. Biz kendi yaptığımız çalışmayı yaparken başkalarının çalışmasının yanlışlığını da gördük. Bu işi profesyonellere yaptırıyorlar, fakat sandığın başını bilmeden, sandık kabinini bilmeden, oy kabinini, seçim kurullarını bilmeden reel sonuç elde etmeniz mümkün değildir. Hataları şu: Bütünden parçaya gitmişler. Gidemezsiniz, parçadan bütüne gitmek zorundasınız. Örneğin MHP’den oy geçişi var olduğunu bahis ediyorlar, en önemli iddialarından bir her birine.

Nereye oy geçişi olmuş MHP’den?

MHP’den HDP’ye. Düşünün siz hemen. CHP’den HDP’ye oy geçişi olsaydı, bu çok basit tahlil edilirdi. Biz iki tane unsura dayandırdık yaptığımız çalışmayı. Verilerin netice kısmı, sizin aracılığınızla söylüyorum bunu. Bir; muhakkak siyasetin aktüel kabulüne aykırı bir şey olmayacak, olursa tekrar araştırmamız lazım. MHP’den HDP’ye oy geçişi olamaz derse, siz bir daha yaparsınız. Kurallarını yazdık, kabullerini yazdık, her şeyini yazdık. Sandık sandık netice elde ettik. Ve bütün Türkiye’nin resmini il-il, sandık-sandık, mahalle-semt, köy-köy, il-il, ilçe-ilçe ortaya çıkarttık. Biz rakiplerimizin bu işleri çok iyi yapmasını arzu ediyoruz, çünkü biz bu işi çok iyi yapıyoruz.

Ben de şunu öğrenmek istiyorum: Siz 24 Haziran’ı il-il çıkarttınız, sonuçta da lokal seçimde de ne olacağını üç altında beş yukarı bekliyorsunuz noktasındayız.

Kuşkusuz söylüyorum, hiç kesin olmama etmeden söylüyorum; ahali kuşkusuz kendisi gibi, siyasetçiler istiyor. Her dakika ulaşabildiği, her dakika da o siyasetçinin de ona ulaştığı, her derdiyle ilgilenen bir siyasetçi profilinden yana. Lüks içinde olmayan, israftan kaçınan, kayırmacılıkla işi olmayan, o belediyenin değerlerini en iyi yerde kullanan, halktan kopmayan, kapısını kapatmayan, üsten bakmayan kişiler istiyor. Ahali Türkiye’nin başında yürütmede Recep Tayyip Erdoğan’ın olmasını koşulsuz istiyorum, ama senden birazcık daha artı şey istiyorum diyor. Ve biz bu seçimde daha artı şey yapacağız. Mesela, biz buraya dek nasıl geldiğimizi biliyoruz. Biz birincil geldiğimizde nasıl çamurdan-çukurdan kurtarırız diye düşünürdük bu şehirleri. Derhal daha çevreci, daha yaşanabilir, daha çağdaş şehirler, daha adaletin iyi işletildiği, bilginin daha kök saldığı, daha kültürel faaliyetlerin iyi kurguladığı, daha canlılara hürmetin olduğu bir süreci başlatmamız gerek.

Kıyılar özellikle CHP’de. Mutlaka siz almak istersiniz. Nasıl egzersiz lüzumlu?

Biz her şeyi masaya yatırıyoruz. Bunların sebepleri var muhakkak fakat bu sebepleri ortadan kaldıracak ‘ne yapabiliriz’e de odaklandık. Kesin olun CHP’ye adamakıllı teslim olmuş gibi gözüken yerleri de AK Partiye döndüreceğiz. Isim vermeyeceğim. Sosyal demokrat diye kendisini tanımlayabileceğimiz türden insanlarla oturdum. Fazla popülaritesi yüksek, fazla kafası çalışan, çok iyi niyetli insanlarla. Uzun uzun sohbetlerim oldu. İsimleri versem doğrusu şaşırırsınız fakat saptamak istemiyorum. Onlarla konuştuğumda Tayyib Bey’i ve AK Partinin yaptıklarını anlattıkça sahiden buysa biz AK Parti’ye oy verebiliriz dediklerini gördüm. Hatta ben de onlara karşı yer yer ön yargılı olduğumu gördüm. Mesela ben bu çevrelerin Abdülhamid’e karşısında olan ilgisinin bu derece olacağını düşünmemiştim. Benim de ön yargılarım varmış itiraf ediyorum. Çünkü ben onun benden daha pozitif Abdülhamid’i anladığını gördüm hiç sanmazdım kendisinden de özür diledim. O kişi dedi ama; üç tane çizgim var. Bir cumhuriyet, İki analık, üç bayan.

Konuştuğunuz birey erkek miydi?

Erkekte var kadında var onların içerisinde. Valla bunların üçü de bizim kırmızıçizgimiz dedim. Siz bizi saltanatçı sanıyorsunuz, çünkü biz Osmanlı’yı fazla seviyoruz. Lakin Osmanlı’yı çok seveceğimizden hareketle biz saltanatı cumhuriyetin yerine koyabilecek bir girişim içinde olduğumuzu düşünmeniz hatadır. Biz cumhuriyeti sahiden çok özümsemişiz ve paha biçilmez bizim için. Bizim en temel sorunumuzu söyleyeyim, Tayyip Bey’i anlatabildiğimizi düşünmüyorum. Bizim yapacağımız en hoş büyük ustamız Recep Tayyip Erdoğan’ın ne yaptığını ve ne yerine getirmek istediğini perdeyi tamamen çekerek ortaya koymaktır. Tayyip Bey Türkiye için bir şanstır, ümmet için bir şanstır, bu coğrafya için bir şanstır.

Son sorum sandık güvenliği. Seçim akşamına ilişkin türlü tartışmalar oluyor.

Sandık güvenliği anlamında dünyanın en güvenli ülkesiyiz. YSK her şeyi çok kurallı ve saydam bir şekilde yapmaktadır. Sandık güvenliği noktasında eleştiri getiren kişiler ya hariçten gazel okuyor ya da art niyetli manipülasyon yapıyor. Sandık başkanı olan kişiler partili değil bundan böyle ulus görevlilerinden. Halk görevlileri arasından da kurayla seçiliyor başkan ve üyeler. Her sandıkta da beş tane partili görevli. Her sandıkta da her partinin müşahidi var. E be kardeşim, komite üyeni, müşahidini dürüst sürükleyici gönderirsen sandıkta sorun çıkar mı? Biz dahası sonuç alım sistemi yaptık, hemen olan sistem karşılaştırıyor. Bir hata varsa da fark ediyoruz ve gidip başvuru edip, itiraz edip düzeltiyoruz. CHP olarak sen bir sandığın başına adamını ver. Sandığın başına adam gönderemiyorsun, ondan sonradan da diyorsun oysa şöyle oldu böyle oldu. Bizim kurduğumuz sistemi kurmaya çalıştılar, adil tercih sistemi diye. Hukuki olarak hatalı meslek yapmalarına rağmen ben suç duyurusunda bulundum, üstüne gitmedim diye bakmayın. Neden? Öyle bir sistem kuruyorlar fakat bu sistem etraf dinlemesinin müsait olduğu bir sisteme dönüştürüyorlar. Daha öğle saatlerinde oy kullanan herkesin CHP’lilerin benzeri seçim sonucunu sandıktan açıklıyormuş gibi sisteme girdiler ve her bir oy kullananın rengini açıkladılar bu da suç. Ama bu suçları işleyerek yaptıkları programı bile yaşatamadılar, yaşatamazlar. Önce bakın bu muhalefet Türkiye’de değişmez ve dönüşmeyen birkaç şey var ve bunların başında muhalefet anlayışı geliyor. CHP kendini dönüştürmediği sürece AK Parti’yle yarışacak ülkü gelemez.

İYİ Parti, AK Parti'ye Meclis'teki Bazı Düzenlemelerde Destek VerecekİYİ Parti, AK Parti’ye Meclis’teki Bir Takım Düzenlemelerde Destek Verecek Suudi Kralı Selman'dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Teşekkür TelefonuSuudi Kralı Selman’dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Teşekkür Telefonu ABD'den Brunson Çıkışı: Sopa Göstermek İşe YaradıABD’den Brunson Çıkışı: Sopa Kullanmak İşe Yaradı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
%d blogcu bunu beğendi: